Dünyada pek çok insanın diyetinde kendine yer bulan kırmızı etler, içeriğindeki demir, tiamin, çinko, manganez, riboflavin, niasin, biotin, B6, B12, pantotenik asit ve folasin gibi B kompleks vitaminler sayesinde vücuda bir çok katkı sağlayan zengin içerikli gıdalardır.

Et tüketimi aynı zamanda önemli hayvansal protein kaynağı olarak bilinmekle beraber, tarihte güçlülük ve savaş ile ilişkilendirilmiştir. Kırmızı et tüketen kişilerde sinir hücrelerinin gelişimi dolayısıyla zihinsel gelişme sağlanması, kansızlığın önlenmesi ve vücudun daha canlı ve güçlü hale gelmesi, içerdiği keratin sayesinde saç ve tırnakların daha sağlıklı uzaması gibi olumlu etkiler gözlemlenir.

Bugün sizlere, pazarlama sektörünün nimetlerinden yararlanarak reklamı güzel yapılmış ve adeta bir marka haline getirilmiş, dünyanın en pahalı ve en lezzetli etlerinden bahsedeceğim.

Nedir bu Wagyu eti? Neden bu kadar lezzetli?

Wagyu eti, Japonya’nın Wagyu bölgesinde yetiştirilen Wagyu cinsi sığırlardan elde edilir. Sığırlar yetiştirildikleri bölgelere göre Kobe, Tajima, Hida, Tottori, Okayama, Shimane, Kochi ve Kumomoto olarak sınıflandırılmaktadır. En meşhuru olan Kobe eti, Tajima sığırlarından elde edilir.

Tarihi 2. yüzyıla dayan sığırlar, Japonya’daki çeltik tarlalarında işçi öküzü olarak kullanılmıştır. Yetiştirilme tarzları sayesinde diğer sığır cinslerinden ayrılmayı başarmış olan bu sığırların lezzetini yetiştirilme tarzından aldığı düşünülmektedir. Japonya’da 19. yüzyılın ortalarına kadar dana ve kuzu eti yemenin yasak olması nedeniyle dünya mutfağına adını geç yazdıran bu etler, yetiştirilme tarzlarındaki zorlukları fiyatına yansıtmaktadır.

Etin elde edilme süreci bir hayli meşakkatli olarak göze çarpıyor. Hayvanların beslendikleri bölgelerdeki otun oldukça kaliteli olması, diğer sığır etlerine kıyasla yağ oranlarının daha yüksek olmasını sağlıyor. Kolesterol seviyesi düşük değerlere sahip Kobe bifteğindeki yağ oranı %25 – 50 arasındadır. Ayrıca et Omege 3 ve Omega 6 gibi değerli yağlar içerir.

Hayvanların yetiştirildikleri yerlere motorlu araçlarla yaklaşılması yasaklanmıştır. Hayvanlar sessiz ve sakin, temiz dağ havası olan geniş meralarda yetiştirilir. Beslenmelerinde yedikleri kaliteli otlar haricinde bira fabrikalarında yan ürün olarak üretilen fermente edilmiş arpa ve buğdaylar verilmekte ve günde 20 litreye kadar arpa suyu (bazı kaynaklara göre bira) içirilmektedir.

Sığırların sırtlarına özel eldivenlerle sake masajı yapılarak derilerine ve etlerine özel bakım uygulanmaktadır. 2 ila 2 buçuk sene içerisinde hiç kımıldamadan kesime hazır hale getirilen sığırlardan elde edilen et, harcanan emekler karşılığında oldukça yüksek fiyatlardan alıcı bulur.

Tajima Wagyu’nun en popüler cinsi olan Japon Kara Sığırı

Sakin ve stressiz bir yaşam sunularak büyütülen bu sığırlardan elde edilen et mermere benzer görünümüyle oldukça ilgi çekicidir. Bu görünüme neden olan yağın etin çevresinde toplu halde değil, etin içerisinde her yere nüfuz ederek çizgiler şeklinde uzunlamasına devam etmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumun ete asıl lezzetini kazandırdığı söylenir. Lifli ve yağlı et dokusu, tava ve ızgaralarda yüksek ısıda pişirilerek servis edilir.

Bir porsiyon Kobe etinin yaklaşık 150 TL‘ye, kilosunun ise 1000 – 1200 dolara (yaklaşık 10 bin TL) satıldığı bilinmektedir. Dünya çapında artan talepleri karşılamak amacıyla yeni çiftlikler kurulmuş ve ‘Tajima Beef Sertifikasyon Sistemi‘ ile sığırları 10 haneli kimlik numaralarından kontrol edebilme imkanı sunulmuştur. Ayrıca bu sistem sipariş vermeden önce Kobe eti satışı yapan restaurantın lisansının olup olmadığını görebilmeyi de sağlamaktadır.

Bazı insanlar hayvancılık sektörünün ciddi anlamda su tüketimine neden olması, hayvanlardan salınan metan gazlarının küresel ısınmaya etkileri veya tamamen duygusal bir yaklaşımla hayvanların acı çektiği gerekçelerini öne sürerek et tüketimini reddeder ve bitkisel kaynaklı vegan veya vejetaryen gibi farklı diyetler tercih eder.

Bir besin grubunu reddetmenin kişide gelişime engel olma, yetersiz beslenme nedeniyle daha zayıf olma gibi durumlara neden olduğu söylenerek kesimler arasında tartışmalar yaşanmaktadır. Bu noktada tartışmalara dahil olmadan, herkesin kendi tercih ettiği şekillerde ve sağlıklı bir şekilde beslenmesini tavsiye ettiğimi belirtmek isterim.

Our World in Data verilerine göre sürdürülebilir bir beslenme için tüm dünyada her sene 77 milyar hayvan, eti için öldürülmektedir. Bilimin ışığında bu gibi durumların önüne geçmek, iklim değişiklerini önlemek ve etik nedenlerle laboratuvar koşullarında et üretimi çalışmaları devam etmektedir. Bu konuda daha önce yayınladığımız içeriği okumak için tıklayın;

Kaynaklar
Kaynak 1, Kaynak 2

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Cenk Dunat

Marmara Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldum. M.Ü. Biyolojik Bilimler Kulübünün 2020 - 2021 dönemi başkanlığını yürüttüm. Bilimi ve teknolojiyi herkes için anlaşılır ve ulaşılabilir hale getirmek amacıyla kulübümüzden edindiğim deneyimlerden faydalanarak Moletik'i kurdum. Yazarlarımızın da destekleriyle birlikte yeni bir yolculuğa yelken açtık :) Bu yolculukta bize katılın!

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir