Soğan, Latince adı ile Allium cepa, tarihin eski çağlarından itibaren başta sağlık olmak üzere gastronomi gibi birçok alanda kullanılan sebzedir. A.cepa geleneksel tıpta terapötik ajan (tedavi edici ajan) olarak kullanılır. Kırmızı, sarı, beyaz, yeşil gibi çeşitli renklere ve farklı tadlara sahip olan birçok soğan çeşidi vardır.

Bu yazıda evlerde çokça tüketilen bildiğimiz kuru soğanın bulaşıcı hastalıklar üzerindeki etkilerinden bahsedeceğiz.

Soğanın Temel Bileşenleri

Soğan içinde bulundurduğu vitaminler, mineraller; kükürtlü amino asitler; flavonoidler, fitosteroller ve saponinler gibi çeşitli ikincil metabolitler içerir. Çoğu flavonoid insan bedeninde antioksidan işlevi görmektedir. Ayrıca fenolik asitler; kükürt bileşikleri (allisin), tiyosülfinatlar, antosiyaninler, kaempferol ve glikozitler gibi çeşitli biyolojik fitomoleküller açısından zengin bir kaynaktır. Soğan, bulaşıcı hastalıkların tedavisinde etkili bir antimikrobiyal ajan olarak tanımlanmıştır.

Antimikrobiyal Etki

A.cepa ve türevlerinin solunum yolu hastalıkları üzerindeki etkisi, trakeal Düz Kas üzerinde gevşetici bir etki, bağışıklık sistemi üzerinde modülatör bir etki, trakeal yanıt verme ve akciğer iltihabı üzerinde etkileri vardır. Soğan ayrıca bulaşıcı hastalıkların tedavisinde etkili bir antimikrobiyal ajan olarak tanımlanmıştır. Pek çok mantar, bakteri ve virüsün çeşitli A.cepa solvent özlerine karşı savunmasız olduğu bulunmuştur.

Bir çalışma, üç tür soğanın (kırmızı, yeşil ve sarı) uçucu yağının, Salmonella enteritidis, Fusarium oxysporum, Penicillium cyclopium, Staphylococcus aureus ve Aspergillus niger dahil olmak üzere spesifik patojenlere karşı belirgin antimikrobiyal etkinlik gösterdiğini gözlemledi. Kırmızı A.cepa ekstraktının sarı ve beyaz çeşitlere göre daha fazla antibakteriyel özelliklere sahip olduğu gözlemlenmiştir.

Soğan havadaki patojenlerin (B.cenerea, A.alternata, Phomopsis spp. ve Mucor spp.), toprak kaynaklı patojenlerin (R.solani) ve antagonistik mantarların (T.harzianum ve T.atroviride) büyümesi, antifungal saponinler (Saponinler çeşitli bitkilerde doğal olarak bulunan, steroid veya triterpenoid yapıda lipofilik bir çekirdek ile bir veya daha fazla sayıda karbonhidrat yan zincirine sahip glikozidlerdir.) tarafından inhibe edilmiştir. Araştırmalar, A.cepa esansiyel yağının %7’lik bir konsantrasyonda (S.cerevisiae ve C.tropikalis) küflerin (P.griseofulvum ve A.tamarii) büyümesi, uçucu yağın yüksek konsantrasyonlarından etkilenmiştir.

Soğan Uçucu Yağını Solumak

Soğanın havadaki patojenlerin tuttuğunu ve bu patojenleri uçucu yağlarının etkisi ile öldürdüğü tespit edilmiştir. Grip, soğuk algınlığı gibi enfeksiyonlarda (ağır olmamakla birlikte) oda içerisine yayılan soğanın kokusu soluk aldığımız süre boyunca burun kanallarımızdan geçer ve bizi enfekte etmiş olan patojenleri etkisiz hale getirdiği saptanmıştır.

Soğanın antimikrobiyal etkisi ve havadaki patojenleri tuttuğunu bildiğimize göre grip olduğumuzda kesip baş ucumuza koyarsak iyileşme sürecimiz hızlanacaktır. Ne kadar kötü koksa da 🙂

Kaynakça
Beigoli, Sima, et al. “Effects of Allium cepa and its constituents on respiratory and allergic disorders: A comprehensive review of experimental and clinical evidence.” Evidence-Based Complementary and Alternative Medicine 2021 (2021).
Chakraborty, Arka Jyoti, et al. “Allium cepa: A Treasure of Bioactive Phytochemicals with Prospective Health Benefits.” Evidence-Based Complementary and Alternative Medicine 2022 (2022).

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Çağrı Kırallı

Marmara Üniversitesi Biyoloji Bölümü son sınıf öğrencisiyim. Şu anda Erasmus eğitimi kapsamında Rouen Normandy Üniversitesinde eğitim almaktayım. Aynı zamanda "Endüstriyel Mikrobiyoloji ve Biyoteknoloji" konularını araştıran bir araştırmacıyım.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir