Her yıl dünya çapında en az bir milyon yeni vakaya yol açan leishmaniasis (şark çıbanı), halk sağlığını ciddi şekilde tehdit eden ve en çok ihmal edilen tropikal hastalıkların başında gelmektedir. Hastalığa Leishmania cinsi hücre içi parazitler neden olur ve bu parazitler insanlara dişi tatarcık (kum) sineklerinin ısırmasıyla bulaşır. Enfeksiyona yol açan türe bağlı olarak, hastalık ciltte yaralarla kendini gösteren kütanöz formdan, iç organlarda yıkıma yol açan ölümcül visseral forma kadar geniş bir yelpazede klinik belirtiler sunar. İklim değişikliği ve göç dalgaları kum sineklerinin yaşam alanlarını genişleterek hastalık vakalarında belirgin bir artışa neden olsa da, halihazırda insan kullanımına sunulmuş onaylı bir aşı bulunmamaktadır. Geleneksel aşı geliştirme çabaları, parazitin karmaşık yaşam döngüsü ve bağışıklık sisteminden kaçma stratejileri nedeniyle bugüne dek yetersiz kalmıştır.
Hücre dışı veziküller (EVs) ile yeni bir yaklaşım
Dokuz Eylül, ODTÜ, Bilkent, Acibadem Mehmet Ali Aydinlar ve Manisa Celal Bayar Üniversitelerinden araştırmacılar, sınırlı antijen içeren eski aşı teknolojilerinin dezavantajlarını aşmak için parazitlerin doğal olarak salgıladığı “hücre dışı vezikülleri” (EV) yeni bir aşı platformu olarak incelemeye başladılar. Veziküller, hücresel iletişimi sağlayan mikroskobik keseciklerdir ve parazit kaynaklı proteinler, lipitler ve nükleik asitler açısından zengindir. Yapılan güncel bir çalışmada, Leishmania major, L. infantum ve L. tropica türlerinden elde edilen veziküllerin klinik kullanıma uygun (GMP) ve ölçeklenebilir yöntemlerle saflaştırılabileceği gösterilmiştir. Proteomik analizler sonucunda, bu üç farklı türün, aşı tasarımı için oldukça uygun olan ve bağışıklık sistemini güçlü şekilde uyarma potansiyeli taşıyan 88 ortak çekirdek proteinini paylaştığı keşfedilmiştir.

Doğru adjuvan seçiminin hayati rolü
Geliştirilen vezikül aşısının etkinliğini test etmek amacıyla fare modelleri üzerinde çeşitli deneyler gerçekleştirilmiştir. Bulgular, L. major vezikülleri ile aşılanan farelerin, hiçbir ek madde (adjuvan) kullanılmadan veya αGC (α-galactosylceramide) adjuvanı ile birlikte verildiklerinde canlı parazitlere karşı çok güçlü bir hücresel ve hümoral bağışıklık yanıtı geliştirdiğini ortaya koymuştur. Bu farelerde ayak tabanı şişmesi ve parazit yükü minimum seviyede kalmıştır.
Ancak çalışma, aşı formülasyonunda kullanılan adjuvanın sonucunu nasıl tersine çevirebileceğini gösteren çok çarpıcı bir bulguya da ev sahipliği yapmaktadır. Alum ve CpG ODN kombinasyonu içeren adjuvanla hazırlanan aşılar, koruma sağlamak bir yana, muhtemelen aşırı iltihaplanmayı (Th17 yanıtını) tetikleyerek lezyonların daha da kötüleşmesine ve parazit yükünün artmasına neden olmuştur. Bu durum, aşı tasarımında koruma ile duyarlılık arasındaki ince çizginin doğru yardımcı maddelerle belirlendiğini kanıtlamaktadır.

Türler arası çapraz koruma ve gelecek beklentileri
Araştırmanın en umut verici sonuçlarından biri de “çapraz koruma” kapasitesidir. İç organları etkileyen L. infantum vezikülleri ile aşılanan fareler, aylar sonra ciltte yara açan L. major parazitine maruz bırakıldıklarında bile uzun süreli koruma elde etmişlerdir. Aynı şekilde, sistemik (visseral) enfeksiyon modellerinde de vezikül aşısının karaciğerdeki granülom sayılarını belirgin şekilde düşürdüğü ve parazit yükünü azalttığı görülmüştür.
Sonuç olarak, hüce dışı veziküller sadece leishmaniasis’e karşı türler arası koruma sağlayan çok yönlü ve güçlü bir aşı adayı olmakla kalmamış; aynı zamanda diğer protozoan kaynaklı paraziter enfeksiyonlara karşı yürütülecek aşı çalışmalarına da yepyeni bir ufuk açmıştır. Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın.
Kaynak
Yilmaz, I. C., et al. “Leishmania Extracellular Vesicles as a Preventive Vaccine Platform Against Leishmaniasis.” Journal of Extracellular Vesicles (2026). https://doi.org/10.1002/jev2.70252
https://research.hacettepe.edu.tr/en/publications/leishmania-extracellular-vesicles-as-a-preventive-vaccine-platfor/



