Gen editleme teknolojisi olan CRISPR, hastalık mutasyonlarını düzeltmede laboratuvar ortamında mükemmeldir. Fakat genetik bozukluğu olan birçok insan tedavi etmek için CRISPR kullanmak büyük engelleri de beraberinde getirir: moleküler makasın vücuda sokulması ve DNA’yı gereken miktarda kesmesini sağlamak. Yapılan tıbbi bir çalışmayla araştırmacılar ilk kez ölümcül sinir ve kalp hastalığına neden olan bir hastalıklar doğan insanların kanına bir CRIPSPR ilacı enjekte ettiler. 3 hastada da karaciğerlerinin toksik protein üretimini neredeyse durdurduğunu gösterdiler.

CRISPR tedavisinin, transtiretin amiloidoz olarak bilinen hastalığın semptomlarını hafifletip hafifletemeyeceğini bilmek için şu an çok erken olsa da elde edilen ilk veriler, ömür boyu sürecek bir tedavinin olabileceği konusunda heyecan yaratıyor.

Credit

Araştırmada yer almayan Pennsylvania Üniversitesi’nden gen düzenleme araştırmacı ve kardiyolog Kiran Musunuru ‘‘ Çok çarpıcı sonuçlar. Bütün beklentilerimi aşıyor.’’

Çalışmada ayrıca, hücreler tarafından doğal olarak yapılan protein oluşturma talimatları olan haberci RNA’ya (mRNA) dayalı tedaviler geliştirmek için bir dönüm noktasına da işaret ediyor. Sentetik mRNA’lar, COVID-19 pandemisiyle savaşmak için milyonlarca insana verilen COVID-19 aşısını destekliyor.

Moderna’nın kurucularından biri olan Karolinska Enstitüsü’nden kardiyovasküler araştırmacı Kenneth Chien, CRISPR’ın iki bileşeninden birini kodlayan mRNA’yı içeren yeni tedavinin ‘‘ CRISPR ve mRNA alanlarının birlikte çalışmasını başlattığını’’ söylüyor.  

CRISPR klinik denemesi, karaciğer hücrelerinin, sinirler ve kalp üzerinde biriken ve ağrı, uyuşukluk ve kalp hastalığına yol açan transtiretin (TTR) adı verilen proteinin yanlış katlanmış formlarını yaymasına neden olan mutasyona uğramış bir geni devre dışı bırakmayı amaçlıyor.

Geçen yıl araştırmacılar, birkaç kişide orak hücre hastalığını düzeltmek amacıyla fetal bir hemoglobin formunu açmak için CRISPR’ı kullandılar. Tedavide hastanın, hastalıklı kan kök hücrelerinin çıkarılmasını, CRISPR ile modifiye edilmesini ve ardından tekrar vücuda verilmesini gerektiriyordu. Körlüğe neden olan bir durumu tedavi etmek için CRISPR bileşenlerini kodlayan bir virüsün göze doğrudan enjeksiyonunu test eden bir deneme de devam etmektedir. Diğer hastalıkların çoğunu tedavi etmek, bir şekilde CRISPR bileşenlerini veya onlar için genetik talimatları kana enjekte etmek ve terapinin bir organı veya dokuyu hedef alması anlamına gelir. Büyük bir zorluk olmasına rağmen karaciğerde yapılan bu işlemler potansiyel olarak daha kolay çünkü yabancı partikülleri emer.

CRISPR denemesinde, 46 ve 64 yaşları arasında transtiretin amiloidozu olan dört erkeğe ve iki kadına iki farklı RNA taşıyan bir lipid parçacığı enjekte edildi: TTR geni için, Cas proteinini kodlayan bir mRNA, DNA’yı kesen CRISPR bileşeni ve onu yönlendirmek için bir kılavuz RNA (gRNA).  Cas kendi kesimini yaptıktan sonra, hücrenin DNA onarım mekanizmaları ise kırılmayı iyileştirir, genin aktivitesini devre dışı bırakılmış olunur.

Ekibin The New England Tıp Dergisinde verdiği rapora göre; 28 gün sonra, tedavinin iki dozundan daha yüksek verilen dozla üç erkek, TTR seviyelerinde %80 ila %96’lık bir düşüşe sahipti. Bu da şu anda Dünya çapında 50.000 kişiyi etkilediği düşünülen nadir ve ölümcül bir hastalık olan kalıtsal transtiretin aracılı amiloidoz için kullanılan patisiran ilacından ortalama %81’e eşit veya daha iyi sonuç verdi.

Çalışmayı Peripheral Nerve Society’nin çevrimiçi yıllık toplantısında sunan University College London’dan deneme lideri Julian Gillmore, “Veriler son derece cesaret verici” diyor. Patisiran için denemelere öncülük eden Paris-Saclay Üniversitesi’nden nörolog David Adams, “Bu kalıtsal, sakat bırakan ve yaşamı tehdit eden hastalık için potansiyel olarak ilk iyileştirici tedavi olabilir” diyor. (Bu ilaç, TTR’nin üretimini geçici olarak susturan, yani düzenli olarak enjekte edilmesi gereken bir tür RNA’dır.)

Credit

Chien, “mRNA’nın güzelliği, daha sonra gitmiş olmasıdır” diyor.

Çalışma, ya bir geni devre dışı bırakarak ya da daha zorlu bir şekilde onu bir DNA şablonu yardımıyla değiştirerek CRISPR ile diğer karaciğer hastalıklarını tedavi etmenin yolunu açıyor. İkinci yaklaşım olarak, karaciğeri vücudun başka yerlerinde ihtiyaç duyulan bir enzimi yapmak için bir fabrikaya dönüştürmek için de kullanılabilir.

Geçen yıl CRISPR’yi keşfettiği için Nobel Ödülü’nü paylaşan ve Intellia’nın kurucu ortağı olan Berkeley’deki California Üniversitesi’nden Jennifer Doudna, daha da büyük umutlar görüyor. Yeni çalışmanın, “Vücudun herhangi bir yerinde hastalığa neden olan herhangi bir geni etkisiz hale getirebilmek, onarabilmek veya değiştirebilmek için kritik bir ilk adım” olduğunu söylüyor.

Kaynak

Kaiser, J. (2021). CRISPR injected into the blood treats a genetic disease for first time. 27 Haziran 2021’de erişildi: https://www.sciencemag.org/news/2021/06/crispr-injected-blood-treats-genetic-disease-first-time

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Çağla Berrin Işıldar

Marmara University, Biologist

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.