Aralık ayında NASA, uzay keşiflerinde otonom sürüş sistemleri adına tarihi bir adım atarak Perseverance keşif aracının kendi rotasını yapay zeka yardımıyla belirlemesini sağladı. İki farklı günde gerçekleştirilen bu denemelerde araç, Dünya’dan hiçbir insan kontrolü olmaksızın toplamda 456 metre mesafe katetmeyi başardı. NASA Yöneticisi Jared Isaacman, bu gelişmenin diğer gezegenleri keşfetme kapasitemizi önemli ölçüde genişlettiğini ifade ediyor. Ayrıca bu otonom teknolojilerin, görevlerin daha verimli yürütülmesine ve Dünya’dan uzaklaşıldıkça elde edilen bilimsel verilerin artmasına olanak tanıdığı belirtiliyor.
İletişim Gecikmeleri ve Otonom Sürüş İhtiyacı
Dünya ile Mars arasındaki devasa mesafe, gönderilen sinyallerin gidiş-dönüş sürecinde yaklaşık 25 dakikalık bir iletişim gecikmesine yol açıyor. Bu zorunlu durum, yüzey araçlarının kısa süreliğine de olsa kendi başlarına hareket etmelerini gerektiriyor. Geleneksel işleyişte Dünya’daki bilim insanları, yüzey görüntülerini ve yükseklik verilerini inceleyerek araç için genellikle araları 100 metreyi aşmayan bir dizi ara hedef (waypoint) programlıyor. Hazırlanan bu sürüş planı, NASA’nın Derin Uzay Ağı (DSN) üzerinden yörünge araçlarına, oradan da Perseverance’a iletiliyor.
Yapay Zeka ile Güvenli Rota Planlaması
Gerçekleştirilen yeni otonom sürüş denemesinde, Anthropic’in Claude yapay zekası temel alınarak geliştirilen yeni bir sistem kullanıldı. Kullanılan yapay zeka sistemi, Mars Yörünge Kaşifi’nin (MRO) yüksek çözünürlüklü kamerasından (HiRISE) gelen görüntüleri ve dijital yükseklik haritalarını analiz ederek kaya tarlaları, kum tuzakları ve ana kaya çıkıntıları gibi potansiyel tehlikeleri tespit etti. Engelleri tanıyan sistem, tehlikelerden kaçınan güvenli bir rota oluşturdu ve aracın otonom navigasyon sistemi hareket halindeyken bu planı başarıyla işledi. Veriler uzaya gönderilmeden önce ise bu plan, Dünya’da Jet İtki Laboratuvarı’nın (JPL) Mars Bahçesi’nde bulunan ve aracın bir mühendislik kopyası olan “Araç Sistem Test Yatağı” (VSTB) üzerinde test edilerek güvenliği doğrulandı.

Konum Belirsizliği ve Yeniden Konumlandırma
Perseverance’ın temel sürüş mekanizması halihazırda kendi kendine yetebilen bir otonom sisteme dayansa da, tam otonom sürüşün önünde önemli bir engel bulunuyor. Araç, insan yardımı olmadan yol aldıkça yüzeydeki konumuyla ilgili belirsizlik payı giderek artıyor. Mevcut sistemde aracın konumu harita üzerinde Dünya’daki operatörler tarafından yeniden belirleniyor; ancak bu durum iletişim gecikmeleri nedeniyle çok zaman alıyor ve aracın tek seferde gidebileceği mesafeyi kısıtlıyor.
Bilim insanları bu sorunu çözmek için aracın yer seviyesinde çektiği fotoğraflar ile yörüngeden alınan görüntüleri eşleştirerek yeniden konumlandırma işlemini doğrudan yapay zekaya devretmek üzerinde çalışıyor. JPL’den uzay robotik uzmanı Vandi Verma, üretken yapay zekanın engelleri algılama, konumu bilme ve en güvenli yolu planlama gibi konularda büyük bir potansiyel taşıdığını vurguluyor.

Gelecekteki Keşif Görevlerine Etkisi
Uzmanlar, yapay zekanın gezegen keşiflerinde çok daha büyük bir rol oynamaya hazırlandığı konusunda hemfikir. Gelecekte Mars’a gönderilecek araçların daha gelişmiş yapay zeka özellikleriyle donatılması ve keşif alanını genişletmek için yüzey aracından serbest bırakılacak otonom drone sürülerini kullanması planlanıyor. Bu teknoloji yalnızca Mars ile sınırlı kalmayacak; NASA’nın Satürn’ün uydusu Titan’a yapacağı Dragonfly görevi de otonom navigasyon ve veri düzenleme işlemleri için yapay zekadan kapsamlı bir şekilde faydalanacak. JPL yöneticilerinden Matt Wallace, bu tür akıllı sistemlerin gelecekte Ay’da kalıcı bir insan varlığı kurmak ve Mars’ın ötesine ulaşmak için ihtiyaç duyduğumuz devrim niteliğinde altyapılar olduğunu belirtiyor.
Kaynak
Gough, E. NASA Rover Drove Across Mars Without Human Control For Two Days. ScienceAlert (2026)



