Veba dendiğinde pek çok kişinin aklına, orta çağda koltuk altlarında ağrılı şişlikler olan köylüler ve ürkütücü kuş maskeleri takan doktorlar gelebilir. Ancak bu hastalık günümüzde hâlâ varlığını sürdürüyor ve hızla tedavi edilmediği takdirde ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Avrupa nüfusunun yüzde 50’sini yok eden Kara Ölüm’den yaklaşık 700 yıl sonra, bu son derece tehlikeli hastalığa karşı nihayet yeni bir aşımız olabilir.
Farelerde Yüzde 100 Etkili Sonuçlar
Fareler üzerinde yapılan testlerde, vebaya neden olan Yersinia pestis bakterisinin enfeksiyonuna karşı iki yeni aşının yüzde 100 etkili olduğu tespit edildi. İşin en önemli yanı, bu aşının akciğerleri enfekte eden ve hastalığın özellikle ölümcül bir formu olan pnömonik vebaya karşı da işe yaramış olması. Erken teşhis edildiğinde veba antibiyotiklerle tedavi edilebiliyor; fakat diğer bakteriyel hastalıklarda olduğu gibi, bu patojenler de en güçlü ilaçlarımıza karşı giderek daha fazla direnç geliştiriyor.
İnsan deneyleri başlamadan önce primat testleri gerekmekle birlikte, bu yeni aşılar gelecekte önemli bir boşluğu doldurabilir. Şu anda ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmış bir veba aşısı bulunmuyor. Onaylanmış bir seçenek olmadığı için, Dünya Sağlık Örgütü de salgın bölgelerindeki sağlık çalışanları gibi yüksek riskli gruplar haricinde aşılanmayı önermiyor.

Kara Ölüm’ün Günümüzdeki Etkileri
Veba çoğunlukla bir orta çağ hastalığı olarak düşünülse de, ara sıra ortaya çıkan salgınlarla birlikte her yıl birkaç yüz ila birkaç bin vaka hâlâ rapor ediliyor. Vakaların çoğu Afrika’da görülüyor, ancak veba, hastalığa neden olan bakterinin taşıyıcısı olan fare pirelerinin insanlarla iç içe yaşadığı neredeyse her yerde ortaya çıkabiliyor.
İnsanlar genellikle, hastaların koltuk altlarında veya kasık bölgesinde ağrılı kabarcıklara neden olan hıyarcıklı vebayı (bubonik veba) akıllarına getirir. Ancak akciğerlere saldıran pnömonik veba çok daha ölümcül bir tehdittir; tedavi edilmezse semptomların ortaya çıkmasından genellikle üç ila dört gün sonra ölüme neden olur. Yeni aşıların yüzde 100 oranındaki etkinliği bu noktada çok daha etkileyici bir hal alıyor.
Yeni Aşıların Çalışma Mekanizması
Galveston’daki Texas Üniversitesi Tıp Dalı’ndaki araştırmacılar, Y. pestis‘e karşı LMA ve LMP adı verilen iki yeni aşı geliştirdi. Bunlar canlı-zayıflatılmış aşılardır; yani bağışıklık sistemini uyarmak için bakterinin canlı ancak zayıflatılmış ve mutasyona uğratılmış versiyonlarını kullanırlar, böylece sistem doğal patojenle karşılaştığında nasıl yanıt vereceğini öğrenir.

Araştırmacılar aşıları kas içi enjeksiyon yoluyla, ardından 21 gün sonra bir hatırlatma dozu ile uyguladılar. İkinci doz, aynı yolla uygulanan aynı aşı ya da burun yoluyla verilen ve üç veba antijeni içeren adenovirüs tabanlı bir aşıydı. Bu son teknik “prime-pull” stratejisi olarak bilinir. Esasen, kas içi doz bağışıklık sistemini hazırlar, burundan yapılan atış ise bağışıklık hücrelerini patojenin giriş noktası olan burun dokusuna çeker.
İkinci dozdan 32 gün sonra araştırmacılar fareleri ölümcül dozda Y. pestis‘e maruz bıraktılar. Kontrol grubundaki farelerin tamamı enfeksiyondan sonraki dört gün içinde ölürken, aşılanmış farelerin hepsi hayatta kaldı. Daha sonra araştırmacılar fareleri son derece yüksek dozda veba bakterisine dozuna daha maruz bıraktılar. Çoğu grupta koruma yüzde 100 seviyesinde güçlü kaldı.
Araştırmacılar, bu aşıların ve aşı stratejilerinin umut verici olduğunu ve primat testlerinin ardından insanlı klinik deneylerde daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Araştırma, Science Translational Medicine dergisinde yayımlandı.
Kaynak
ScienceAlert. We May Finally Have a Vaccine Against The Plague, With Two New Vaccines Showing 100% Effectiveness in Mice. https://www.sciencealert.com/new-plague-vaccines-100-effective-against-the-deadly-disease-in-mice



