Son dönemde Hindistan’ın Batı Bengal ve Kerala gibi bölgelerinde yeniden ortaya çıkan vakalar, Nipah virüsünü (Henipavirus nipahense) küresel sağlık gündeminin üst sıralarına taşıdı. Özellikle yüksek ölüm oranları, tedavisinin bulunmuyor oluşu ve geniş çaplı salgın potansiyeli nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından “öncelikli patojen” olarak sınıflandırılan bu virüsün yakından izlenmesini zorunlu kılıyor.
Viroloji ve Tarihsel Arka Plan
Nipah virüsü, Riboviria alemi ve Negarnaviricota filumuna ait, Paramyxoviridae ailesinin Henipavirus cinsine mensup, yaklaşık 18 kb uzunluğunda, segmentli olmayan, negatif anlamlı bir tek zincirli RNA virüsüdür. Virüsün moleküler yapısı, altı ana yapısal proteinden (N: nükleokapsid, P: fosfoprotein, M: matriks, F: füzyon, G: glikoprotein ve L: RNA polimeraz) oluşur.
Nipah virüsü, ilk kez 1998-1999 yıllarında Malezya’nın Sungai Nipah köyünde domuz çiftliklerinde çalışan kişilerde görülen salgınlarla tanımlanmıştır. Ne yazık ki virüs ilk başta Japon Ensefaliti (JE) zannedilerek hatalı teşhis edilmiştir. O dönemde JE’ye karşı aşılanmış bireylerin dahi hastalandığı ve vakaların çoğunun yetişkin olduğu fark edilince, durumun yeni bir patojen kaynaklı olduğu anlaşılmıştır. Bu tanısal gecikme, virüsün kontrol altına alınmasını zorlaştırmış ve nihayetinde bir milyondan fazla domuzun itlaf edilmesiyle sonuçlanan ekonomik bir yıkıma yol açmıştır.

RNA tabanlı bir virüs olan NiV, genetik olarak Hendra virüsü ile yakın akrabadır. İlk salgınlarda virüsün yayılımını durdurmak amacıyla milyonlarca domuzun itlaf edilmesi gerekmiştir. Günümüzde virüs, özellikle Güney ve Güneydoğu Asya’da (Bangladeş, Hindistan, Filipinler) periyodik salgınlarla kendini göstermektedir.
Virüsün konak hücreye giriş mekanizması, özellikle G glikoproteinindeki sofistike mimari üzerine kuruludur. G glikoproteini ekto-alanı, dört başlı bir homotetramer olarak asimile olur. Bu yapısal konfigürasyon, yüksek çözünürlüklü modellemelerde “2-yukarı/2-aşağı” (2-up/2-down) dizilimi sergiler. Bu karmaşık katlanma düzeni nedeniyle, dört baştan sadece biri konak hücrenin Ephrin-B2/Ephrin-B3 reseptörlerine bağlanabilecek şekilde erişilebilir durumdadır. Bu moleküler kısıtlama, virüsün antijenik kaçış ve reseptör etkileşimi arasındaki hassas dengesini yansıtmaktadır. Doğal rezervuar olan Pteropodidae ailesine mensup meyve yarasaları (Pteropus türleri) virüsü asemptomatik olarak taşırken, idrar ve salgılarıyla virüsü çevreye kontamine ederler.
Nipah Virüsü Nasıl Yayılıyor? Bulaşma Yolları
Nipah virüsü zoonotik (hayvanlardan insanlara geçen) bir karakter taşır. Virüsün doğadaki ana rezervuarı, Pteropus cinsine ait meyve yarasalarıdır. Enfeksiyon döngüsü üç temel yolla gerçekleşmektedir:
1. Hayvandan İnsana Bulaş: Enfekte yarasaların tükürük, idrar veya dışkılarıyla temas etmiş meyvelerin (özellikle çiğ hurma özü suyunun) tüketilmesi veya virüsü taşıyan domuz gibi ara konakçılarla doğrudan temas.
2. İnsandan İnsana Bulaş: Özellikle sağlık hizmeti ortamlarında veya aile içi bakım süreçlerinde, enfekte bireylerin vücut sıvılarıyla (tükürük, idrar vb.) korunmasız temas sonucunda virüs yayılabilmektedir.
3. Çevresel Bulaş: Yarasaların kısmen yediği meyveler veya bu hayvanların atıklarıyla kirlenmiş gıda ürünleri önemli bir risk faktörüdür.

Nipah Virüsü Semptomları Nelerdir?
Virüsün kuluçka süresi genellikle 4 ila 14 gün arasında değişmekle birlikte, bu sürenin 45 güne kadar uzayabildiği nadir vakalar rapor edilmiştir. Hastalık başlangıçta ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, kusma ve boğaz ağrısı gibi spesifik olmayan grip benzeri semptomlarla seyreder.
Hastalık; ateş, miyalji ve kusma gibi non-spesifik belirtilerle başlar. Hastalığın ilerleyen evrelerinde klinik tablo ağırlaşabilir. Gelişen atipik zatürre ve akut solunum yetmezliği safhası, virüsün meningoensefalitik aşamasına evrilir. Baş dönmesi ve bilinç bulanıklığı gibi nörolojik belirtiler, akut beyin iltihabına (ensefalit) işaret eder. NiV’nin ana reseptörlerinden biri olan Ephrin B3’ün özellikle ön beyin (forebrain) alt bölgelerinde yüksek ekspresyon göstermesi bilinç değişikliği ve nöbetlere neden olabilir. Şiddetli vakalarda 24 ila 48 saat içinde nöbetler ve koma gelişebilir. İyileşen hastaların yaklaşık %20’sinde, kişilik değişiklikleri veya nöbet bozuklukları gibi uzun vadeli nörolojik hasarlar kalıcı olabilmektedir.
Nipah Virüsü Ölüm Oranları (Mortalite)
Epidemiyolojik veriler, ölüm oranlarında bulaş yoluna göre belirgin bir ayrım sunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) genel vaka ölüm oranını %40-75 aralığında tanımlarken, bulaş yolunun hayati risk üzerinde belirleyici olduğu düşünülmektedir. Johns Hopkins Üniversitesi’nden Bulaşıcı Hastalıklar Epidemiyolojisi Profesörü Emily Gurley, yarasadan insana doğrudan geçişlerde (spillover) mortalitenin %90’lara kadar çıkabildiğini; buna karşın insandan insana bulaş zincirlerinde bu oranın %40-50 seviyelerinde seyrettiğini belirtmektedir. Hayatta kalanların yaklaşık %20’sinde kronik nöbetler ve kişilik değişiklikleri gibi kalıcı nörolojik sekeller görülmekte, nadir vakalarda ise virüsün aylar veya yıllar sonra “relaps ensefalit” (nüks eden beyin iltihabı) şeklinde tekrar ortaya çıktığı bildirilmektedir.
Nipah Virüsü Nasıl Tedavi Edilir?
Nipah virüsü enfeksiyonlarında vaka ölüm oranı, salgının yönetimine ve yerel sağlık kapasitesine bağlı olarak %40 ila %75 arasında değişmektedir. Ne yazık ki, günümüzde bu virüse karşı onaylanmış lisanslı bir aşı veya spesifik bir antiviral ilaç bulunmamaktadır. Tedavi protokolleri büyük ölçüde destekleyici bakıma (semptomların yönetimi, hidrasyon, solunum desteği vb.) dayanmaktadır.
Tanı sürecinde RT-PCR ve ELISA altın standarttır; ancak biyogüvenlik seviyesi maksimum (BSL-4) laboratuvarların gerekliliği sınırlı bir kapasite sunar.
Şu an itibarıyla onaylanmış bir ilaç veya aşı bulunmamakla birlikte, terapötik alanda umut verici gelişmeler mevcuttur. Remdesivir potansiyel bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilmekte, monoklonal antikor m102.4 (insancıl kullanımda başarı gösteren) üzerindeki çalışmalar devam etmektedir. En kritik gelişme ise, ChAdOx1 NipahB aşı adayının Aralık 2025’te Faz II klinik çalışmalarına başlamış olmasıdır. Mevcut klinik yaklaşım, sıvı-elektrolit yönetimi ve ventilasyon desteğini içeren “yoğun destekleyici bakım” üzerine kuruludur.

Nipah Virüsünden Korunma ve Kontrol Stratejileri
Aşının yokluğunda, enfeksiyon riskini azaltmak için alınacak önlemler hayati önem taşır. Bu kapsamda uzmanlar yarasaların erişebileceği hurma özü sularının kaynatılarak tüketilmesi ve meyvelerin iyice yıkanması veya soyulmasını önermektedir. Ayrıca hasta hayvanlarla veya insanlarla temas sırasında eldiven, maske ve koruyucu giysi kullanılması dikkat edilmesi gereken noktalardan biridir. Sağlık çalışanlarının şüpheli vakalarda standart enfeksiyon kontrol prosedürlerini titizlikle uygulaması gerekmektedir. Barasat’taki son vaka kümesinde görüldüğü üzere, özellikle yetersiz havalandırılan ve yoğun hastane ortamlarında sağlık çalışanları ciddi risk altındadır.

Çevresel Faktörler ve Gelecek Riskleri
Uzmanlar, Nipah virüsü salgınlarını sadece biyolojik bir olay olarak değil, ekolojik dengenin bozulmasının bir sonucu olarak değerlendirmektedir. Ormansızlaşma, iklim değişikliği ve hızlı kentleşme, virüsün doğal taşıyıcısı olan yarasaları insan yerleşimlerine ve tarım alanlarına daha fazla yaklaştırmaktadır. Bu durum, türler arası virüs geçişi (spillover) riskini artırmaktadır.
Mevcut veriler, Nipah virüsünün insandan insana bulaşma katsayısının (R0 değeri) genellikle 1’in altında olduğunu, yani COVID-19 kadar kolay yayılmadığını göstermektedir. Ancak virüsün mutasyon geçirerek solunum yoluyla daha kolay bulaşabilir hale gelmesi, teorik olarak küresel bir pandemi riski oluşturabilir.
Kaynak
World Health Organization. Nipah virus fact sheet. World Health Organization https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/nipah-virus (2026).
Centers for Disease Control and Prevention. About Nipah Virus. CDC https://www.cdc.gov/nipah-virus/about/ (2024).
Wang, Z. et al. Architecture and antigenicity of the Nipah virus attachment glycoprotein. Science 375, 1373–1378. https://doi.org/10.1126/science.abm5561 (2022).
Eaton, B. T. et al. Hendra and Nipah viruses: different and dangerous. Nature Reviews Microbiology 4, 23–35. https://doi.org/10.1038/nrmicro1323 (2006).
Soman Pillai, V. et al. Nipah virus: past outbreaks and future containment. Viruses 12, 465 (2020).
Chua, K. B. et al. Anthropogenic deforestation, El Niño and the emergence of Nipah virus in Malaysia. The Malaysian Journal of Pathology 24, 15–21 (2002).
Oxford Vaccine Group. First in-human vaccine trial for Nipah virus. University of Oxford https://www.ovg.ox.ac.uk/news/first-in-human-vaccine-trial-for-nipah-virus (2024).
Gazete Oksijen. Hindistan’da başlayan Nipah salgını hakkında bilinenler. https://gazeteoksijen.com/dunya/hindistanda-baslayan-nipah-salgini-hakkinda-bilinenler-olum-orani-yuzde-75-263738 (2026).


