Sendrom Nedir?

Sendrom, birbirleriyle pek de ilişkili gibi durmayan bir dizi semptomun birleşmesiyle belirgin hâle gelen bulgular bütünüdür. Çok sayıda sendrom çeşidi vardır. Kimi sendrom bir hastalığın habercisi olabilirken kimisiyse bazı hastalıkların komplikasyonundan meydana gelebilir. Ayrıca, kimisi kalıtsal olabilirken kimisi sonradan da edinilebilir. 

Stockholm’de Banka Soygunu!

Dikkatimizi buradan, sonradan edinilen psikolojik bir sendrom olan “Stockholm Sendromu”na çevirebiliriz. 

Bu terim ilk defa, 1973 yılında İsveç’in başkenti Stocklholm’de gerçekleşen bir banka soygunundan sonra ortaya çıkan vakaları aydınlatmak için Psikiyatr Nils Bejerot tarafından kullanılmıştır. Bankayı soyan grup tarafından 6 gün boyunca esir alınan rehinelerin bu süreç sonunda soygunculara duygusal olarak bağlandıkları ve onlara büyük bir şefkat besledikleri ortaya çıkmıştır. 

Bu durumun resmi bir tanısı olmasa da psikolojide bazı reaksiyonları aydınlatmak için Stockholm Sendromu terimi kullanılmakta ve genel kabul görmektedir. 

Stockholm/İsveç – 1973

Nasıl Ortaya Çıkıyor? Belirtileri Nelerdir?

Psikolojik ve duygusal olarak yoğun baskı altında olan kişiler, tarihteki olaydan örnekle rehineler, şiddet görme veya hayatta kalma endişesi altında olurlar. Bu durumda dış dünyadan soyutlanmış hâlde bir savunma mekanizması geliştirirler. Çünkü, temel ihtiyaçlarını karşılayan, kendilerini esir tutan kişiye muhtaç gibi hissederler. Bu his zamanla yerini bağ kurmaya, empati yapmaya ve duygusal düşünmeye bırakabilir. 

Tarihteki olayda Stockholm’de rehin alınan kadın, soyguncuya duygusal olarak bağlanıp serbest kaldığında da onu savunmuştur. Hatta nişanlısını terk edip soyguncunun hapisten çıkmasını beklemiştir. 

Uzmanlara göre Stockholm Sendromu çok büyük duygusal ve psikolojik anlarda ortaya çıkıyor. Genellikle eşinden şiddet gören kadınların, istismara uğramış çocukların, dini ve siyasi baskı altındaki halkın ve savaş esirlerinin bu sendromu yaşama olasılığı yüksektir. 

Ancak buna karşın 1999 yılında FBI’nın raporuna göre, rehinelerin %92’sinde Stockholm Sendromu’na rastlanmamıştır. 

Ayrıca, aynı rehin olayının bir başka örneği de 1996 yılında Peru’nun Lima kentinde görülmüştür. Bu sefer rehin alan kişiler rehineleriyle bağlılık kurmuştur. Yani Stockholm Sendromu’nun tam tersidir. 

Stockholm Sendromu’nu konu alan birçok yerli/yabancı dizi ve film çekilmiştir. Muhtemelen daha önceden bildiğiniz bu yapımları söylediğimde nasıl da farketmeden izlediğimize şaşıracaksınız. En yaygın bilinenleri ve IMDb puanı 7’den yüksek olanları aşağıya bırakıyorum. Belki sendromun farkında olarak tekrar izlemek istersiniz 🙂

  • Mavi Boncuk (Yeşilçam – 1974)
  • Güzel ve Çirkin (Beauty and The Beast)(Animasyon – 1991)
  • King Kong (2005)
  • La Casa de Papel (Dizi – 2017)
  • Highway (2014)
  • V for Vendetta (2005)

Gelecek yazılar için Moletik’i takip etmeyi unutmayın. Okur kalın!


Kaynak

https://www.dbe.com.tr/tr/yetiskin-ve-aile/11/stockholm-sendromu/

https://tr.wikipedia.org/wiki/Stockholm_sendromu

https://onedio.com/haber/rehin-alan-kisiye-sempati-besleme-durumu-olan-stockholm-sendromunu-islemis-17-film-703873

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Çisem Gökçe

Marmara Üniversitesi Kimya Bölümü'nde lisans öğrencisiyim. Kendi bölümümün yanı sıra diğer fen bilimlerine karşı da oldukça meraklıyım. Fotoğraf çekmek, yeni yerler keşfetmek, yazı yazmak ve sözde bilim olan astrolojiyle ilgilenmek hoşuma gidiyor ve gündemden biraz olsun uzaklaşmamı sağlıyor.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.