Geçen yıl COVID-19 ile enfekte olmuş bireyler arasındaki demografik eğilimler, 65 yaş üstü yetişkinlerin hastalıktan ölme olasılığının daha yüksek olduğunu göstermişti.

Ancak şu anda aşılar yaşlıların çoğunluğunu korurken birçok azınlık topluluk, 50 yaşın altındakiler ve henüz aşılanmamış genç yetişkinler enfeksiyona karşı savunmasız kalmaya devam ediyor. Ve bu genç kalabalık sadece asemptomatik veya hafif COVID-19 vakaları göstermiyor. Şu anda hastaneye kaldırılanların büyük bir kısmı, önceki aylardaki toplam hastaneye yatış sayılarına kıyasla daha genç yetişkinler. 

Aşağıdaki grafik Türkiye genelinde vaka artışlarının zamana göre seyrini göstermektedir.

Ülke çapındaki, 60 yaş üstündeki kişilerin hastaneye yatışları Şubat ayının sonundan bu yana sabit seviyelerde kalırken 50 yaşın altındaki yaklaşık 9.000 COVID-19 hastasının hastanelere yatışı, Nisan ayının ikinci haftasında gerçekleşti. Bu yaş grubunda, bir ay önceki hastaneye yatış sayısı yaklaşık 6.000 kişiydi.

ABD’deki Artan Vakalarda Yeni Varyantların Rolü

Vakalardaki artışın bir nedeni, koronavirüsün mutasyona uğraması ve orijinal SARS-CoV-2 virüsünün varyantlarını oluşturmasıdır. CDC’ye (ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri) göre; ilk kez İngilterede ortaya çıkmış B.1.1.7 varyantı, 10 Nisan itibariyle Amerika’daki vakaların yaklaşık %59’unu oluşturarak koronavirüsün diğer tüm varyantlarından daha fazla vakaya sebep oldu.

Amerika Birleşik Devletleri’nde şu anda kullanımda olan COVID-19 aşıları, B.1.1.7’ye karşı gözle görülür şekilde etkilidir. Yani bu varyantla enfekte olsanız bile hastalığı ağır geçirmekten korunabilirsiniz. Ancak B.1.1.7’nin %40 ila %70 arasında daha bulaşıcı olduğu tahmin ediliyor, bu nedenle henüz aşı yaptırmamış kişiler arasında daha kolay yayılabilir.

CDC ile test ve genetik dizileme yoluyla varyant vakaları izlemek için çalışan genomik şirketi Helix’in bilim başkanı Will Lee, “Neredeyse iki pandemi oluyor” diyor. “Biri orijinal SARS-CoV-2, diğeri ise B.1.1.7.” 

B.1.1.7 çok daha bulaşıcı olduğundan, Lee, bunu kendi enfeksiyon kalıpları ve salgınları olan yeni bir hastalığa benzer düşünebileceğimizi söylüyor.

CDC’nin raporlarına göre ABD eyaletlerindeki dört vakadan neredeyse üçü artık B.1.1.7’den kaynaklanıyor.

Bu arada, ülkenin diğer bölgeleri, başka varyantlarla uğraşıyor. Kaliforniya’da vakaların yüzde 39’una, daha bulaşıcı olan ve doktorların COVID-19’u tedavi etmek için kullandığı ilaçlara yanıt vermeyen bir çift varyant olan B.1.427/B.1.429 neden oluyor. Kaliforniya varyantları ayrıca Arizona’da Colorado’da ve Ortabatı’daki diğer eyaletlerde kolayca yayılıyor. New York’ta da evde yetiştirilen bir varyant tespit edildi ve bu, ülke çapında 10 vakada 1’den fazlasına neden oluyor.

Bu değişken vakaları belirlemek için gereken genetik testleri yapmak zaman alıyor ve Amerika Birleşik Devletleri hala ulusal gözetim çabalarını büyütmek için mücadele ediyor.

Bununla birlikte, vakalardaki dik artış için varyantlar tamamen suçlanamaz. Florida Üniversitesi’nde biyoistatistikçi olan Natalie Dean, B.1.1.7 ve ortaya çıkan diğer varyantlar vaka artışlarını hızlandırabilse de son aylarda işletmelerin yeniden açılması ve insanları birbirine yakınlaştıran ve virüsün yayılmasını teşvik eden davranış değişiklikleri gibi başka faktörlerin de olduğunu belirtiyor.

Kaynakça

https://www.sciencenews.org/article/covid-coronavirus-surge-4th-wave-us-young-cases-vaccination

https://www.theopennotebook.com/2021/02/16/tipsheet-covering-covid-19-vaccines/

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Özge Tuncel

Marmara üniversitesi Biyoloji Bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. Eğitimimin yanı sıra Marmara Üniversitesi Biyolojik Bilimler Kulübü Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak aktif rol oynamaktayım. Bilimin ve bilime ilgi duyan tüm insanların hayatlarının bir yerinde, bir gün Dünya ve insanlık adına çok büyük bir iz yaratacaklarına inanıyorum. Daha iyi ve daha güzel bir gelecek ümit ediyor, bunun için çalışıyorum.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.