r/askreddit: Dünya tarihinde olup da pek çok kişinin bilmediği karanlık olaylar nelerdir?

Part 1

radium kızları

The Radium Girls (Radyum Kızları).

1920’lerde, saatler üzerindeki rakamları, karanlıkta parlayan radyoaktif bir madde olan radyumla boyayan bir şirkette çalışıyorlardı. Bu işi herhangi bir iş koruyucu ekipman olmadan ve tehlikesi hakkında bilgilendirilmeden yaptılar. Bunun tam aksine şirket kimyacıları, izole edilen bir ortamda full ekipmanla çalıştırılıyorlardı.

Daha da kötüsü, boyacı işçiler boya fırçasının ucunu sivriltmek için fırçayı yalamaları gerektiği talimatını almışlardı. Bazı işçiler bu maddeyle eğlencesine dişlerini ya da tırnaklarını bile boyuyordu.

Boyanın dokunduğu her an kanser oluşumu başlıyordu. Ve bir çoğunun çenelerinde o kadar ileri boyutlarda çürük ve parçalanmalar vardı ki çeneleri ancak bandajlarla bir arada tutulabiliyordu.

u/Damn_Dog_Inappropes

MV Wilhelm Gustloff

Ocak 1945’te batan MV Wilhelm Gustloff.

Baltık Deniz’ini kullanarak doğu cephesinden batı cephesine kaçan Almanları taşıyan bir Alman askeri nakliye gemisiydi. Denize açıldıktan kısa bir süre sonra Sovyetler Birliği tarafından batırıldı. Tam ölü sayısı bilinmiyor ancak kaçak yolcularla birlikte 9000’den fazla olduğu tahmin ediliyor. Denizcilik tarihindeki tartışmasız en büyük faciadır. Hatta Titanic bile yanında masum kalıyor.

Ancak bu olay asla yayına yansımadı sonuçta düşmanlar kimin umurunda?(!) Ve tabii ki Nazi medyası da bunu dile getirmedi. Nerdeyse bitmek üzere olan bir savaşta kötü bir şekilde yeniliyorlardı ve zaten çok fazla kayıp vardı. Yani istedikleri son şey çoktan yerlerde olan morallerine bir darbe daha gelmesiydi.

u/Ilcucf80

Vipeholm Deneyleri.

Vipeholm Deneyleri.

İsveç genel olarak çok da korkutucu olmayan bir ülke olarak bilinir. Son derece iyi, erişilebilir dental sağlık da sunuyorlar.

Deneylerin bir kısmı şu şekilde gerçekleşmiştir: 🦷

Hey, bakım evinde tutuluyorsun, acı çekiyorsun ve güçsüzsün hadi dişlerini kafatasına kadar çürütelim. Şey evet bu um- bilim için!

u/ipakookapi

Günümüzde birçok genç birey, İsveç hakkında güzel bir bakış açısına sahip. Ancak bizim gibi yaşça biraz daha büyük ve ev ödevine iyi çalışmış kişiler, İsveç’in kirli dolabının tıka basa insan iskeletleriyle dolup taştığını bilirler. Eski güzel öjenik ha?(!)

u/vegdeg

u/rothwick

İsveç’teki son öjenik programı (insan neslinin ıslahı bilimi) Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi’ne göre resmi olarak 2012’de kapatılmış…

Ota Benga davası

Üzücü Ota Benga davası.

ABD’deki ucube gösterilerinde sergilenmek amacıyla Kongo’dan kaçırılan ‘cüce’ bir erkek çocuğuydu. Kaçırılmadan önce diş sivriltmek gibi kabilesel ve geleneksel kaynaklı değişiklikler geçirmişti.

Bir şekilde oradan kaçtı ve Afrika’ya dönmenin hayalini kurdu. Ancak sonrasında 2. Dünya Savaşı başladı ve bu hayali öngörebildiği gelecekte imkansız hale geldi. Kendini silahla vurarak in*ihar etti.

u/[deleted]

Bayer

Bayer 1980’lerin başında, HIV ve hepatit ile lekelenmiş olan milyonlarca dolar değerindeki ilacı kasıtlı olarak Asya ve Latin Amerika’ya sattı. Bu ülkelerde o zamanlar kusurlu ilaçların yayılmasını önleyen kanunlar yoktu. Bunun sonucunda binlerce insan öldü.

Haber kanalları bu konu hakkında doğru düzgün yayın bile yapmadı.

u/beardcloset

Roger Williamson

1973 Hollanda Grand Prix’te Roger Williamson’ın ölümü.

1970’ler zamanındaki Formula 1 arabaları, etrafı yanıcı yakıt ile çevrili, pahalı, tekerlekli bir tabutlardan başka bir şey değildi. 1973 Grand Prix’inde bu acı gerçek gözler önüne serildi.

Roger Williamson, tekerleklerinden birinin patlaması üzerine kaza yaptı, aracı ters döndü. Kendisi araç içinde mahsur kaldı. Bu kaza onu ciddi bir şekilde yaralamadı ancak sonrasında yakıt tankı patladı ve aracı bir anda ateşler içinde kaldı. David Purley adında başka bir yarışçı, Williamson’ın hemen arkasındaydı ve an ve an kazaya şahit oldu. Purley yanan aracın karşısında durdu, hala aktif yarışın olduğu pisten karşıya geçerek Williamson’ı yanan araçtan kurtarmaya çalıştı. İşte tam da burası olayın renginin değiştiği an ve bence rezil ve şok edici bir durum. Pist ve yol ekibindeki hiçbir ekipman ateş korumalı değildi. Bundan ötürü Purley’ye kimse yardım etmedi. Ayrıca tüm pistte sadece bir, evet gerçekten de tek bir tane ateş söndürme tüpü bulunuyordu. Ve bu da yangını söndürmek için yeterli değildi. Ek olarak, Purley’in ümitsizce onlardan yardım istemesine rağmen felaketi gören hiçbir yarışçı duruma el atmadı. Bu arada, yarış kontrol birimi, hala sahada aktif olarak yanan ve hurdaya dönen aracı hiçe sayarak yarışı durdurmadı. Yangın söndürme ekibinin olay yerine varması 10 dakika kadar sürdü ki bu sırada Williamson ateş ve dumandan ötürü çoktan asfeksi (oksijensizlikten boğulma) geçirmişti bile. Ateş söndürüldüğü gibi aracın üzerine bir battaniye atıldı ve hiçbir şey olmamış gibi yarışa devam edildi. Daha sonrasında yarış kontrol birimi ve diğer yarışçılar, Williamson’ın aracının Purley’ye ait olduğunu sandıklarını ve bu yüzden de tehlikeli bir durum olmadığını düşündüklerinden eyleme geçmediklerini savundular ki hemen hemen tüm tirübin bu duruma karşı inanılmaz öfkeliydi. Evet Williamson, seyircilerle tıklım tıklım dolu olan bir tirübin karşısında yanarak öldü.

Yani evet buyurun; 10 dakika içerinde onca seyircinin gözleri önünde yanarak can veren, geleceği oldukça parlak genç bir yarışçı; can havliyle onu kurtarmaya çalışan diğer başka bir yarışçı; ne yazık ki iş için yetersiz ekipmanlı bir pist ekibi; beceriksiz bir yarış kontrol birimi ve Formula 1 tarihine kazınan dev bir facia.

Bu felaketin bir sonucu olarak, ilerde buna benzer durumların önlenmesi için bir çok değişikliğe gidildi. Bunlardan en çok dikkat çekeni, tüm pist ekibinin yangın korumalı ekipmanlar giymesi ve kullanmasının zorunlu hale getirilmesiydi. Ayrıca yarışçılar bu gibi durumlar için daha hazırlıklıydılar ki bu durum Nurburgrin Nordschleife’de gerçekleşen 1976 German Grand Prix’inde apaçık gözler önüne serildi. Guy Edwards, Harald Ertl, Bertt Lunger ve Arturo Merzario, Niki Lauda’nın Almanya, Avusturya ve Hollanda Grand Prix’lerinden çekilmesine neden olan kazada, Lauda’yı yanan Ferrari’sinden kurtarmak için yardımcı olmuşlardı.

u/Tetragon213

Part 2’de Moletik‘te görüşmek üzere!

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

İnci Avşar

Marmara Üniversitesi'nde biyoloji okuyorum. Sanata, müziğe ve yaşamımıza hayat katan hemen her şeye ilgi duyan, hobileri arasından ne yapmak istediğine karar veremeyen ve Türkiye'de hayatta kalmaya çalışan yüz binlerce öğrenciden biriyim. Herkese merhaba ^-^

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.