Theranos’un kurucusu Elizabeth Holmes tarafından tasarlanmış olan, bir damla kandan binlerce tahlili kısa sürece içerisinde yapıp online olarak sonuç veren ‘Edison’ isimli cihaz tanıtıldığı dönemde büyük ses getirmiş, ABD çapında tahlil işlemlerinin özel laboratuvarlarda yüksek meblağlara yapılması nedeniyle ucuz fiyatı ve parmaktan alınan tek bir damla kan ile istenen tüm testlerin yapılabildiğinin söylenmesi sayesinde tüm halk tarafından olumlu ilgi görmüştü.

Özellikle ABD’nin en büyük eczane zincirlerinden olan Walgreens ile anlaşan Theranos’un, bu hizmeti eczanelerde uygun fiyat ile sunmuş olması insanları hızla kendine çekmişti. Ne yazık ki hastaların haberdar olmadığı durum bu teknolojinin aslında çalışmıyor oluşuydu.

Theranos, Stanford Üniversitesi’ndeki eğitimini bırakan Elizabeth Holmes tarafından 2003 yılında kuruldu. Uzunca bir süre diğer firmalar için hizmet sunarak ilerleyen şirket, Holmes tarafından tasarlanmış ‘Edison’ adlı cihazın tanıtımının ardından adını büyük kitlelere ve bilim dünyasına duyurmuştu. Elizabeth Holmes bu süreçte Rupert Murdoch ve teknoloji devi Larry Ellison gibi milyarderlerden 900 milyon dolarlık kaynak bulmuş, böylece Theranos’un aldığı yatırımlar sayesinde 9 milyar dolarlık bir değere ulaşmıştı. Bu durumun ardından Elizabeth Holmes, Forbes tarafından Amerika’nın en genç ve kendi servetini kendisi yaratmış en zengin kadın milyarder olarak ilan edilmişti.

Büyük isimler yalnızca bunlarla sınırlı kalmamakla beraber Holmes, eski ABD Dışişleri Bakanı George Shultz’u yönetim kuruluna katılmaya ikna etmiş, Amerikalı Eski Dış İşleri Bakanı Henry Kissinger, Eski Savunma Bakanı William Perry, Eski Hazine Bakanı George Shultz ve bakanlık yapmış Jim Mattis ve Betsy DeVos gibi önemli kişilerin destekleri ile Theranos’un itibar kazanmasını sağlamış, yatırımcılara güven vermişti.

Adı sıklıkla “dişi Steve Jobs” gibi lakaplarla anılan Holmes, sürekli olarak giydiği siyah boğazlı kazağı ve kalın ses tonuyla herkesin dikkatini çekmeyi başarıyordu. Öyle ki pek çok kişi Holmes’ün sesinin gerçek sesi olmadığını dahi iddia etmişti. Elizabeth Holmes, Eski ABD başkanı Bill Clinton ile birlikte ve TedX gibi platformlarda pek çok konferans vermişti. Kurucusunun kendine has karizması sayesinde başarı basamaklarını üçer beşer çıkan Theranos, FDA’nın (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) yetki sınırlarından ötürü özel laboratuvarlardaki çalışmaları denetleyemiyor olması sayesinde teknolojisinin çalıştığını iddia etmeye devam edebiliyordu.

Walgreens’teki müşterilerden ise bir damla kan yerine normal tüpler ile kan alınarak merkeze gönderiliyor, buradaki laboratuvarlarda piyasada mevcut durumda kullanılmakta olan cihazlar ile analizler yapılıyordu. Bazı kişilerin tahlil sonuçlarının rastgele şekilde oluşturulduğu ve gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan bu sonuçların insanların sağlıklarını tehdit ettiği, eski çalışanlardan edinilen bilgiler arasında.

2009 yılında Theranos’a COO göreviyle Ramesh Sunny Balwani katılarak şirketin iki numaralı ismi oldu ve Holmes ile aralarında bir ilişkinin olduğu söylenmektedir.

Holmes’ün babasının ise ABD’nin en büyük yolsuzluk olaylarından biri olarak anılan Enron şirketinin başkan yardımcısı olarak görev yapıyor oluşu da bilinenler arasındandır. Kim bilir, eski gösterişli günlerini geri arayan aile durumları belki de Holmes’ün böylesi bir performans göstermesinde etkili olmuş olabilir.

Personeller bu durumları hiç açıklamadı mı?

Theranos’ta çalışan kişiler yaşanan bu durumları kamuoyuna duyurmaya uzun bir süre cesaret edemedi. Çünkü Holmes, ABD’nin en nüfuzlu avukatı olarak bilinen David Boies ile anlaşmış, Boies ise şirketteki tüm personellere çok ağır yaptırımlar içeren sözleşmeler imzalatmıştı. Bu sözleşmeler aracılığıyla şirketin gizli bilgilerinin paylaşılması durumunda personelleri çok büyük cezaların beklediği belirtilmişti. Ayrıca Balwani’nin personellere karşı sert tavırları da olan bitenlerin şirket dışına sızdırılmasına uzun bir süre engel olmayı başarmıştı.

Gerçek açığa çıkıyor!

O zamana kadar Theranos tarafından Edison’un nasıl çalıştığı hakkında bir bilgilendirme yapılmamış, yalnızca çalıştığı görünen bir makine gösterilmekle yetinilmişti. Bununla bağlantılı olarak bazı kesimler tarafından cihazın nasıl çalıştığı ve daha da önemlisi çalışıp çalışmadığı sorgulanmaya başladı.

Wall Street Journal Gazetesi’nin prestijli gazetecilerinden John Carreyrou tarafından bu konudaki ilk kurşun atılmış oldu. Theranos’un üst düzey eski personellerinden Alan Beam, Tyler Shultz ve Erika Cheung, şirketten ayrıldıktan sonra başlarına gelecek büyük hukuki yaptırımları bilmelerine rağmen bildikleri şirket sırlarını Carreyrou ile paylaştılar. Bu sayede bu teknolojinin aslında çalışmadığı ve aldatmacadan ibaret olduğu iddiası gündeme düştü.

Tahlillerin aslında Theranos’un Edison cihazıyla değil; Siemens marka cihazla ve geleneksel yöntemler kullanılarak yapıldığı ortaya çıktı. Bu haber üzerine Therenos, FDA tarfından incelemeye alınarak kan tahlili yapmaları yasakladı. Bu durumlar üzerine borsada 9 milyar dolar değerlerini görmüş olan şirketin değeri büyük bir düşüşe geçti.

Yargı süreci devam ediyor

2018’de Holmes ve Balwani hakkında  ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu tarafından sahte bir ürünün reklamını yaparken yatırımcılardan 700 milyon dolardan fazla para alarak devasa dolandırıcılık’ suçlamasında bulunulmuş, Holmes ise 500 bin dolar para cezası ödeyerek, 18.9 milyon hisseyi şirkete iade ederek, Theranos üzerindeki oy kontrolünden feragat ederek ve 10 yıl boyunca halka açık bir şirketin memuru veya yöneticisi olarak görev yapmaktan men edilerek anlaşma yoluna gitmişti. Ancak aynı yıl Theranos’un kapanması üzerine federal büyük jüri, Holmes ile Balwani’nin 11 dolandırıcılık suçlamasından yargılanmasına karar verdi.

Elizabeth Holmes ve eski erkek arkadaşı olarak nitelendirilen Sunny Balwani’nin yargı süreci halen devam etmekte. Genel olarak Holmes’ün bu durumdan çekilmek istediği ancak Balwani tarafından gelen tehdit ve tacizler nedeniyle devam etmiş olduğu gibi iddialar mevcuttur.

elizabeth holmes

Bonus: Belgesel, Kitap ve Film

Bu olay ilginizi çektiyse HBO tarafından hazırlanmış ve tanıklarla her şeyi baştan sona bilindiği kadarıyla ele alan “The Inventor: Out for Blood in Silicon Valley” adlı belgeseli izlemek isteyebilirsiniz.

Kitap kurtları için, olayların fitilini ateşleyen gazeteci John Carreyrou tarafından yazılmış “Bad Blood: Secrets and Lies in a Silicon Valley Startup” isimli kitabı da tavsiye edebiliriz. Kitabın “Kötü Kan” isimli Türkçe çevirisini de edinmek mümkün.

Kitabın beyaz kapaklı versiyonu İngiltere’de satılan basımıdır ve görünüme takılan biriyseniz yurt dışından sipariş ederek edinebilmeniz mümkün. (Ben kitabı aldığım zaman Türkçe çevirisi bulunmadığı için mecburi olarak yurt dışından getirtmek durumunda kalmış ve beyaz kapağı tercih etmiştim.)

Son olarak Jennifer Lawrance’ün başrolünde yer alıp Elizabeth Holmes’ü canlandıracağı bir sinema filminin haberleri paylaşıldı. Legendary Productions tarafından hazırlanan filmin adı önceleri Netflix ile anılıyor olsa da, son gelen haberlere göre Apple TV+ platformu üzerinden yayınlanacak. Filmin çıkış tarihi ise henüz bilinmiyor.

Oyuncu Jennifer Lawrance (solda) ve Theranos’un kurucusu Elizabeth Holmes (sağda).
Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Cenk Dunat

Marmara Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldum. M.Ü. Biyolojik Bilimler Kulübünün 2020 - 2021 dönemi başkanlığını yürüttüm. Bilimi ve teknolojiyi herkes için anlaşılır ve ulaşılabilir hale getirmek amacıyla kulübümüzden edindiğim deneyimlerden faydalanarak Moletik'i kurdum. Yazarlarımızın da destekleriyle birlikte yeni bir yolculuğa yelken açtık :) Bu yolculukta bize katılın!

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.