1. Türkiye’nin dünyadaki ilk Hristiyan Kilisesine ev sahipliği yaptığını biliyor muydunuz?

Asıl adı ‘The Grotto of St Peter‘ olan Saint Pierre Kilisesi’nin, Peygamber İsa’nın 12 öğrencisinden biri olan Simon Peter tarafından yapıldığına inanılıyor. Kilise, Türkiye ‘nin Akdeniz Bölgesindeki Hatay iline bağlı Antakya ilçesinde bulunuyor. Araştırmalar bu kilisenin, bulunan en eski Hristiyan ibadet bölgesi olduğunu göstermektedir. Şimdi ise anıt müzesine çevrilmiş ve ziyaretçilerini bekliyor.

Saint Pierre Kilisesi Anıt Müzesi
  1. Noel Baba aslında Patara’da doğmuştur.

Saint Nicholas -bugün noel baba olarak bildiğimiz tarihel figür- Milattan sonra 300 yıllarında yaşamıştır. Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı, Gelemiş Köyü sınırları içerisinde yer alan, Likya Uygarlığı dönemine ait bir antik kentte, Patara’da doğmuştur.

İnsanlar bu adamın kutsal olduğuna inanırlarmış. Yaşamı boyunca, batan gemilerden denzcileri kurtarmak da dahil olmak üzere pek çok mucize gerçekleştirdiğine inanılıyor. Cömertliği, Noel Baba’nın ve masalların temelini oluşturmakla kalmamış aynı zamanda Saint Nicholas denizcilerin aziz koruyucusu da ilan edilmiş. Ancak şaşırtıcı bir şekilde Noel Baba, doğduğu bölge dünyanın en güzel kumsallarından birine ev sahipliği yapmasına rağmen, Kuzey Kutbu ile anılmıştır.

Patara'daki Likya Antik Kent Kalıntıları
Patara’daki Likya Antik Kent Kalıntıları
  1. Leonardo da Vinci, Haliç olarak bilinen Golden Horn için köprü tasarlamıştır.

Leonardo da Vinci, 1509’da İstanbul Avrupa yakasını ikiye bölen Haliç için köprü planlamaları yapmıştır. Ancak köprü planları gerçek hayata hiç aktarılamamıştır. Bununla birlikte yıllar önce Türkiye Başbakanı, L. da Vinci’nin Haliç Köprü tasarımını hayata geçirmek isteyen gönüllü bir proje ekibi olduğunu duyurmuştu. Fakat günümüzde bunu projeyi destekleyen herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

Leonardo’nun tasarlamış olduğu köprü, günümüzde dahi yapımı oldukça zor olarak ele alınıyor. Mühendislerce değerlendirilerek, genişliği 40 arşın, su üzerinden yüksekliği 70 arşın, uzunluğu 600 arşın ve bunun 400 arşını, kara üzerinde kendi ağırlığını taşıyacak bir biçimde köprü ölçü planı çıkarılmıştır.

Leonardo Da Vinci's future-proof design for an Istanbul bridge
Leonardo da Vinci’nin Golden Horn için tasarladığı köprünün notları.
Köprünün üç boyutlu modeli.
  1. Türkiye, Aesop (Ezop), Herodotus (Heredot), St. Paul the Apostle (Aziz Paul) ve daha nicelerinin doğum yeridir.
  • Aziz Paul‘un doğduğu bölge ile ilgili olarak tartışmalar devam etse de birçok insan ünlü Yunan meddahının, Türkiye’nin Mersin iline bağlı olan Tarsus’da doğup büyüdüğüne inanmaktadır. Peygamber İsa’nın öğretilerini yaymayı başaran Aziz Paul başta Anadolu olmak üzere tüm Akdeniz çevresinde ilk Hristiyan topluluklarını oluşturmayı başarmıştır.
Saint Paul's Contributions to the New Testament | Britannica
Aziz Paul
  • Tarihin Babası, dünyanın ilk araştırmacı tarihçisi ve yazarı olarak bilinen Heredot, Halikarnassos’da (Muğla/Bodrum) M.Ö. 484 yılında doğmuştur. Heredot bilinen aksine Grek değildir, Karyalı’dır. Doğduğu kent olan Halikarnas, Karya’nın başkentidir. 
Herodot - Herodot kimdir?
Heredot
  • Aesop Milattan önce 621 yılında Bulgaristan’da dünyaya gelmiştir. Yaşam öyküsü üzerine değişik ipuçları Herodot ve Plutarkhos tarafından verilmekte; kimi kaynaklara göre Trakyalı, kimi kaynaklara göre de Frigyalı olduğu ileri sürülmektedir. Hala daha nerede doğmuş olduğu tartışılmaktadır. Ancak bulgular, çoğunlukla Anadolu topraklarına işaret etmektedir.
Aesop Kimdir? - En Sevilen ve En Çok Satan Kitapları
Ezop
  1. Laleleri ile Anılan Hollanda aslında Türkiye’ye teşekkür etmeli. Neden mi?

Yazılı kaynaklar, lalelerin ilk kez Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarında kültüre edildiğini gösteriyor. Hollanda’nın lale sevgisinin tohumları, 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman’ın Hollanda elçisi, Amsterdam’a elinde lale soğanlarıyla dönünce ekildi. Bu ulusal çiçeğin onuruna, Nisan ayına denk gelen ‘İstanbul Lale Festivali‘ düzenlenmektedir. 2005 yılında başlayan lale festivalinin sonuncusu 2018 yılında düzenlenmiştir. Ne yazık ki ilerleyen yıllarda festival duyuruları olmasına rağmen eyleme geçen herhangi bir kuruluş bulunmamaktadır.

İstanbul'un Lâlesi – 13. İstanbul Lâle Festivali
13. İstanbul Lale Festivalinden bir kare.
  1. Türkiye, dünya fındık ticaretinin %75’ini gerçekleştirmektedir.

Dünyadaki fındıkların çok büyük bir bölümü Akdeniz kıyılarında yetişmektedir. Türkiye, Yunanistan, İtalya ve İspanya dünya çapında fındık üretiminde başı çeken ülkelerdir. Türkiye’den sonra gelen İtalya, dünyadaki fındık kaynağının sadece %20’sini üretmektedir. Türkiye’de fındık özellikle baklava, lokum gibi tatlılarda kullanılmaktadır.

hazelnut-turkey-shutterstock_1033796206
Fındıklı Türk lokumu.
  1. Türkiye sınırları içerisinde 30’dan daha fazla dil konuşulmaktadır.

Dünya dilleri üzerine kapsamlı çalışmalara yer veren ethnologue.com‘un Türkiye raporuna göre, resmi dil de dahil olmak üzere, Türkiye’de toplamda 36 dil konuşuluyor. Bu diller arasında Zazaca, Kürtçe, Arapça, Kafkas ve Balkan dilleri ve daha fazlası yer almakta.

  1. Türkçe’deki en uzun kelime: bakması bile zor!

“Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine bir dönem Türk sosyal medyasında çok ünlenen bu kelime rahatlıkla anlayabileceğiniz üzere, günlük kullanıma uygun değil. Kabaca, ‘güya, sen bizim rahatlıkla başarısız kimselere dönüştürebileceğimiz insanlardan değilsin.’ anlamına gelir. Ve bu kelime toplamda 70 harften oluşmaktadır. Ancak başında, 15 harften oluşan “muvaffakiyetsiz” kısmını, anlamı bozulmadan 20 harflik bir sözcükle değiştirmek mümkündür.

Öte yandan, “Alyıldızlıkırmızıbayraktaşıyankahramanoğullarından” soyadı 50 harf ile Türkçedeki en uzun soyadı olarak kabul edilir. Bu sebeple, soyadlarından türeyen sözcükleri de dahil ettiğimiz taktirde, Alyıldızlıkırmızıbayraktaşıyankahramanoğullarındangillersizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesinedir 117 harf ile Türkçedeki en uzun anlamlı ve olası kelime olarak kabul edilir.

  1. Türkiye’de ‘fes’ giymek, resmi olarak yasaktır.

Fes, kırmızı keçeden yapılan köşeli bir tas üzerinde siyah püsküllü simgesel bir şapkadır. İsmi ise, Kuzey Afrika’da bir ülke olan Fas‘dan gelir. Mustafa Kemal Atatürk, 1920’lerde Osmanlı İmparatorluğu’nun bir simgesi olarak görülmesinden ötürü fes giymeyi yasaklamıştır. Bu kural asla kanundan çıkarılmamıştır ancak günümüz Türkiye’sinde bu nedenle tutuklanmanız pek olası değildir.

100% Yün Tarboosh Fas Bordo Fez Siyah Püskül Mh-0693 - Buy Fez  Şapka,Tarboosh,Yün Fez Product on Alibaba.com
Fes.
  1. Dünyanın en eski ikinci metrosu ‘Tünel’ Karaköy ve Beyoğlunu birbirine bağlamaktadır.

Bir Fransız olan Henri Gavand, 1860’ların başında turist olarak İstanbul’a gelmiş. Beyoğlu ile Karaköy arasında her gün binlerce insanın gidip geldiğini hatta bunu yaparken dik ve yorucu bir yokuşu çıktıklarını fark etmiş. Bunun üzerine buhar gücüyle çalışan, raylar üzerinde hareket eden iki istasyonlu bir yer altı demir yolu projesi hazırlamış. Gavand’ın projesi, devrin Osmanlı Sultanı Abdülmecid Han’a sunulmuş. Sultanın onayladığı proje kısa sürede başlamış ve 1875’in Kurban Bayramı’nın ilk gününde görkemli bir törenle açılışı yapılmış. Günümüzde yolcularına kısa süreli bir tarihî yolculuk yaşatan, dünyanın ikinci metrosu ‘Tünel‘ bu şekilde hizmete girmiştir.

Dünyanın İkinci Metrosu: Karaköy-Beyoğlu Tüneli 144. Yaş Gününü Kutluyor -  onedio.com
Karaköy – Beyoğlu Metrosu Tünel.
  1. Türkiye’nin Karadeniz sahilleri, 1,175 km boyunca uzanmaktadır.

Karadeniz, ürkütücü dalgaları ve akıntıları ile ünlü olsa da aslında sahil boyunca göreni kendisine aşık edecek doğal güzellikleri ile dikkat çekiyor. Ülkemizde yaz tatili, deniz, kum ve güneş denince Ege ve Akdeniz sahilleri akla gelmektedir. Ancak pırıl pırıl suyu, mavi bayraklı plajları ve toplamda 1,175 kilometre sahil şeridi ile Karadeniz bölgesi önemli plajlara sahiptir. Ege ve Akdeniz sıcağından hoşlanmayanlar ya da macera arayanlar için Karadeniz, mutlaka uğranması gereken yerlerin başında geliyor. Yeşil ormanların ve masmavi denizin bir araya geldiği Karadeniz’in benzersiz plajlarıyla görenleri kendisine hayran bırakıyor.

Amasra Büyük Liman Plajı | BinGezi
Amasra – Büyük Liman Plajı
Giresun – Uluburun Pajı
  1. İstanbul Kapalı Çarşı toplamda 66 sokaktan ve 4,000 mağazadan oluşmaktadır.

Kapalı Çarşı dünyanın en büyük pazarı olmakla kalmayıp aynı zamanda en eskilerinden biridir. Çarşı, bir günde yaklaşık 400,000 ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Pazarlık sanatında ustalaşmak mı istersiniz? İşte size çalışma alanı. Ancak buraya ilk gelişiniz ise kendinizi hazırlayın, çünkü bu dev pazarda kaybolmamak içten bile değil. Yılda 91 milyon turisti ağırlayan çarşı, dünyanın en fazla ziyaret edilen turistik mekanıdır.

  • Adeta bir şehri andıran, bütünü ile örtülü bu site zaman içerisinde gelişip büyümüştür. İçinde son zamanlara kadar 5 cami, 1 mektep, 7 çeşme, 10 kuyu, 1 sebil, 1 şadırvan, 24 kapı, 17 han bulunmaktaydı. 15. yüzyıldan kalan kalın duvarlı, bir seri kubbe ile örtülü eski iki yapının etrafı sonraki yüzyıllarda, gelişen sokakların üzerleri örtülerek, ekler yapılarak bir alışveriş merkezi haline gelmiştir.
  • Geçmişte burası her sokağında belirli mesleklerin yer aldığı ve bunların da, el işi imalatının (manifaktür) sıkı denetim altında bulundurulduğu, ticari ahlak ve törelere çok saygı gösterilen bir çarşıymış. Her türlü değerli kumaş, mücevherat, silah, antika eşya, konusunda nesillerce uzmanlaşmış aileler tarafından, tam bir güven içinde satışa sunulurmuş. Geçen yüzyılın sonlarında deprem ve birkaç büyük yangın geçiren Kapalıçarşı eskisi gibi onarılmışsa da ne yazık ki geçmişteki özellikleri değişikliğe uğramıştır.
  • Bütün dükkânların genişliği aynı olacak şekilde inşa edilmiştir. Her sokakta ayrı ürünün ustaları loncalar halinde bulunurmuş (yorgancılar, terlikçiler vs.) Satıcılar arasında rekâbet kesinlikle yasakmış. Hatta bir usta, tezgâhını dükkânın önüne çıkarıp kalabalığa göstererek ürün işleyemezmiş. Ürünlere devletin belirlediğinden yüksek fiyat konulamazmış.
KAPALIÇARŞI: TARİHİ, GEZİLECEK YERLERİ, ALIŞVERİŞ REHBERİ | Biz Evde Yokuz
Kapalı Çarşı
  1. Antik Dünya’nın Yedi Harikası’ndan 2’si Türkiye sınırları içinde bulunmaktadır.

Türkiye toprakları çok eski yüzyıllardan beri birçok medeniyetin üzerinde bulunduğu bir toprak parçasıdır. Özellikle tarihi eserler bakımından oldukça şanslı olan Anadolu toprakları ülkenin her yerinde birçok farklı medeniyete ait eserler barındırmaktadır. Artemis Tapınağı ve Halikarnas Mozolesi de ülkemizde bulunan tarihi eserlerdendir.

  • Artemis Tapınağı:
    • Ülkemizin İzmir ilinin Selçuk ilçesi sınırlarında ki Efes’te bulunmaktadır. Diana Tapınağı olarak da bilinen Tanrıça Artemis’e ithaf edilmiş bir yapıdır. Artemis Tapınağı oldukça görkemli bir duruşa sahiptir ve Milattan önce 550 yılında tamamlanmıştır. Eser bugün bile her yıl yerli yabancı binlerce turisti ağırlamaktadır.
    • Tapınak 800 yıl boyunca kullanılmasına rağmen, hiçbir zaman tamamlanmamıştır. Ancak binanın bitirilmemiş kısımlarından, taş ustalarının tapınağı nasıl tasarlandıkları, blokları nasıl işledikleri ve nasıl kaldırıp yerlerine koydukları daha iyi algılanmaktadır. İlaveten, farklı inşaat teknikleri, tapınağın değişik bölümlerinin Helenistik veya Roma dönemlerine tarihlendirilmesine olanak sağlamaktadır. Tapınağın kusursuz tasarımı ve inşaatı, antik yapı ustalarının ileri seviyedeki mesleki yükümlülüklerini açıklamaktadır. Bu da bugün tapınağı ziyaret edenler için bir ilham kaynağıdır.
Artemis Tapınağı | Tarihi Yapılar
Artemis Tapınağı
  • Halikarnas Mozolesi:
    • Kraliçe Artemisia tarafından Karya Kralı Mausolos için yaptırılmış bir anıt mezardır.
    • Kolonlarıyla Yunan, piramit şeklindeki çatısıyla da Mısır mimarisini birleştiren farklı bir mimarisi vardır. Ancak 15. yy’daki depremle yıkılmıştır. Saint Jean şövalyeleri Bodrum’a geldiklerinde yıkık mozoleyi taş ocağı olarak kullanmıştır. Bodrum Kalesinin yapımında buradaki taşlar kullanmıştır. Böylelikle mozolenin kalan kısımları da tahrip olmuş, günümüzde de ise açık hava müzesi olarak düzenlenmiştir.
    • Mozole, basit bir anıt mezar olarak görülmesine rağmen aslında oldukça karmaşık bir yapıdır. Bu nedenle birçok bilim insanı için hala incelemeye değer bir eser olarak görülmekte. Sadece dış görünüşle değil aynı zamanda içyapısıyla da oldukça dikkat çekici bir yapıdır. Ayrıca içerisinde ilginç tüneller bulunuyor. Söylenenlere göre bu tüneller Artemis tapınağı ve hatta Amfi tiyatroya kadar devam ediyormuş.
Halikarnas Mozolesi ve Gitmeden Önce Bilmen Gerekenler!
Halikarnas Mozolesi’nin grafik modeli

Kültür ve sanattan, uzaya, yaşama ve bilime yolculuğa çıkmak ister misiniz? Moletik.com daha fazlası için sizleri bekliyor!

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

İnci Avşar

Marmara Üniversitesi'nde biyoloji okuyorum. Sanata, müziğe ve yaşamımıza hayat katan hemen her şeye ilgi duyan, hobileri arasından ne yapmak istediğine karar veremeyen ve Türkiye'de hayatta kalmaya çalışan yüz binlerce öğrenciden biriyim. Herkese merhaba ^-^

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.