Kahve olarak bilinen sihirli kahverengi iksire yönelik düşüncelerimiz genellikle “nimettir” ve “yaşam gerekliliğidir” çizgileri arasında değişiyor. Fakat kahve ve cildimiz söz konusu olduğunda, işler biraz daha bulanıklaşır. Bazıları kahvenin akne ve kuruluğu şiddetlendirebileceğini söylerken diğerleri cilde çok iyi geldiğini söylüyor. Bizde böyle kararsızlıklar olduğunda hep yaptığımız şeyi yaptık ve bilime döndük.

Öncelikle ilk sorumuz kahvenin içerisinde ne olduğudur. Kahvenin kafein içermesi şaşırtıcı değildir – insanların onu sabahları içmelerinin veya yorgun olduklarında can kurtaran kahvelerini almalarının ana nedeni budur. Kahve ayrıca antioksidanlar içerir. Hepimiz antioksidan bakımından zengin bir diyetin cilt sağlığınızı iyileştirmeye yardımcı olabileceğini biliyoruz, ancak antioksidanların vücutta nasıl emildiği ve kullanıldığına dair gerçek süreçle ilgili araştırmalar halen devam etmektedir. Bununla birlikte şunu biliyoruz: Serbest radikaller, ince çizgiler, kırışıklıklar ve kahverengi lekeler gibi yaşlanma belirtilerine neden olur. Antioksidanlar, serbest radikallerle savaşır ve böylece yaşlanma belirtileriyle savaşmaya yardımcı olur.

Peki kahve cilde uygulandığında gerçekten yararlı mı ?

Vücut / yüz peelingleri, göz kremleri, selülit ürünleri, nemlendirici kremler ve kahve içeren sabunlar cilt bakım arenasında çok popüler. Bu tür ürünlerin kullanımıyla ilgili iddiaları daha iyi anlamak için bilimsel literatüre baktığımızda kahvenin cilt bakım ürünlerinde kullanılmasına büyük ilgi, büyük olasılıkla kafeinin cilt biyokimyası ve fizyolojisi üzerindeki etkilerinden kaynaklanmaktadır; bu durumda ciltte yağ birikimini önlediği ve UV’ye karşı bir ışık koruyucu görevi gördüğü gösterilmiştir. Radyasyon ve lenfatik dokunun drenajına yardımcı olur. Kafein tedavisinin cilt üzerindeki etkilerine ek olarak, kahve tüketimi ile melanom dışı cilt karsinomları vakalarında azalma arasında pozitif bir korelasyon olduğunu gösteren birkaç büyük ölçekli epidemiyoloji çalışması tarafından büyük ilgi uyandırıldı. 90.000’den fazla kadın üzerinde yapılan bir çalışmada, kahve tüketimi ile melanom dışı cilt kanseri insidansı arasında ters bir ilişki bulundu. Günlük olarak kahve içen kadınların melanom dışı cilt kanseri geliştirme olasılığı neredeyse % 11 daha düşüktü. Altı veya daha fazla fincan kahve içmek, melanom dışı cilt kanserinde % 36’lık bir azalma ile ilişkilendirildi. Bu etkiler, kafeinsiz kahve içen kadınlarda bulunmadı, bu da kafeinin ilgili ana bileşen olduğunu gösterebilir. Ayrıca, çözücü ekstraksiyonu gibi kafeinsizleştirme işlemlerinin yararlı bileşenleri kahveden çıkarabileceğini de söyleniyor.

Kozmetik uygulamalarda yeşil kahve yağının kullanımına büyük bir ilgi olmuştur. Bu yağ, yeşil (kavrulmamış) kahve çekirdeklerinin soğuk preslenmesi ile elde edilir. Literatürde bildirilen son çalışmalar, yeşil kahve yağının güneşten korunma özelliklerine ve kullanılmış kahve telvesinin yağ fraksiyonuna odaklanmaktadır. Ethyhexylmethoxycinnamate içeren güneş koruyucu sistemlerinde yeşil kahve yağı ilavesi, güneş koruma faktöründe % 20 artış sağlamıştır.

Ethylhexyl Methoxycinnamate

Kahvenin yeterli düzeyde içildiğinde veya kullanıldığında yararlarını artık bildiğimize göre, aşırıya kaçmamaya dikkat ederek keyifle kahvenizi için, kafeinli mis gibi kahve kokan kremlerinizi sürün ve süper bir gün geçirin. 

Kaynaklar

Kaynak 1, Kaynak 2

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Ezgi Bozbey

Marmara Üniversitesi Kimya Bölümünde lisans eğitimi almaktayım. Eğitimim süresince hem kimyaya hem de tüm merak ettiklerime dair araştırma yaparken sizleri de bilgilendirmeyi hedefliyorum.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.