Hemen hemen her yerde kahve dükkanları olsa da hazır kahvelerin dünya çapında en popüler içeceklerden sayılması sizi şaşırtabilir! 

Hazır kahve olarak bildiğimiz granül kahveler hızlı ve kolay olması bakımından gün içinde oldukça tercih ettiğimiz kahve çeşitlerinden. Sadece ısıtılan suyun eklenmesiyle bu kadar kolay elde edilebilmesi de oldukça cezbedici.

Hazır kahvelerin ilk üretildiği zamanlarda savaşa giden askerler tarafından çok tercih edilip popülerleşen bir içecek olduğunu biliyor muydunuz? Hazır kahveler, askerlerin uyanık kalmasını ve kafein ihtiyacını gidermesini sağlamak için oldukça tercih ediliyordu.

Granül Kahveler Nasıl Oluşuyor?

Tonlarca kahvenin kavrulup incecik öğütülmesi sonucu oluşan toz hali çok büyük kazanlarda demleniyor. Sonrasında demlenen kahve ısı ve basınçla konsantre bir hale getiriliyor. Yaklaşık -50°C’de dondurulup granül haline getirilip parçalanıyor. Ancak halen içlerinde su barındırdıklarından bu granüller yaklaşık 60°C’de ısıtılıp suları uzaklaştırılıyor. Bu sayede oluşan granüller oda sıcaklığında da katı kalabiliyorlar.

Granül Kahveler Senin İçin Sağlıklı Bir Tercih Mi?

Granül kahveler genel olarak çekirdek olarak satılamayacak düzeyde kırılmış ya da böceklenmiş, tabiri caizse işe yaramaz atıl duruma gelmiş düzeydeki kahvelerden üretilmektedir. Kahvenin henüz işlem geçirmeden öncesinde kararmış olması nedeniyle diğer kahve türlerine göre daha acı bir tadı vardır. Bu yüzden çoğu zaman süt tozu ve şeker gibi diğer maddelerle karıştırılmış halde satılırlar. 

Granül Kahve ve Nitelikli Kahve Arasında Ne Gibi Farklar Var?

Granül kahveyle nitelikli kahve arasındaki farkları karşılaştırmak çok da mantıklı değil aslında. Bunun nedeni, lezzet ve aroma anlamında ciddi farkları olmaları dışında sağlık açısından arada ciddi bir fark olmaması. Hazır kahveler demlenmiş filtre kahvelere göre: 

  1. Daha az kafein içerirler(*)
  2. 2013 yılında Roczniki Panstwowego Zakladu Higieny’de yayınlanan araştırmaya göre, hazır kahve ayrıca normal kahveye göre kahve çekirdekleri kavrulurken oluşan bir kimyasal olan yaklaşık iki kat daha fazla akrilamid içerir. Kanser riskini artırabilir ve sinir sistemine zarar verebilir. Ancak bu oran, korkulacak bir düzeyde değil ve bazı uzmanlar tarafınca hazır kahvenizdeki miktarın güvenli kabul edildiğini söylemekte fayda var(*)
  3. Son olarak her ikisinin de benzer oranda antioksidan içerdiklerini söyleyebiliriz.

Evde Kahvenizi Nasıl Hazırladığınızın Çevresel Karbon Ayak İzinizi Etkilediğini Biliyor Muydunuz?

Hazır kahvenin en çok işlenmiş kahve ürünleri olduğunu ve bu nedenle daha az sürdürülebilir bir seçenek olduğunu düşünmeniz sizi yanıltabilir. Genel olarak kahve, çevre dostu tarıma uygun bir üründür. Hazır kahveler masanıza gelene kadar karbon ayak izine ve diğer çevresel etkilere katkıda bulunmuştur. Ama su ısıtıcınızı kaynatıp kupanızı bulaşık makinesine koyduğunuzda kullandığınız enerji, hazır kahvenizi büyütmek, işlemek, taşımak ve paketlemek için harcadığınız enerjiyle kabaca aynıdır. 

Kahvenizi hazırlarken sadece bir fincanlık hazır kahve için su ısıtıyor, yaptığınız tüm filtreyi veya kahve demetini içiyorsanız bu yöntemler aslında bir fincan kahve yapmanın en çevre dostu yollarıdır.

Tat ve Aroma Farkı 

Hazır kahvelerdeki aroma taze öğütülmüş ve demlenmiş bir kahvenin yanına bile yaklaşamaz. Üretimlerinde düşük kalitede kötü çekirdekler tercih edilmesi nitelikli kahve ve hazır kahveler arasında çokta bir fark olduğunu göstermiyor. Aroma ve tat konusu dışında. Lezzet anlamında oldukça düşük olmaları dışında sağlık açısından düşük kalorili sağlıklı bir içecek olarak değerlendirilebilirler. 

İyi haber şu ki, son yıllarda nitelikli kahve çekirdeklerinden de hazır kahve yapmaya yönelik çalışmalar var! Sonuçlar şu anda tükettiğiniz hazır kahvelere kıyasla aroma yönünden çok daha zengin ve daha kaliteli olduklarını gösteriyor. 

Kısacası granül kahveler size zaman kazandırırken yeni demlenmiş bir kahve size tat ve aroma yönünden de zevk verecektir. Seçim sizin!

Kaynak

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Tuğba Elif Yıldırım

Marmara Üniversitesi Biyoloji Bölümü 4. Sınıf öğrencisiyim. Çocukluğumdan beri bilimle hep iç içe oldum ve bu ilginin sonucunda okuduğum bölümü seçtim. Yaptığım staj ve gönüllü işler de merakıma merak kattı... Şimdi ise Moletik aracılığıyla yazdığım yazılarla okuyucularla bu merakımı paylaşma heyecanındayım.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.