Her balığın onu yırtıcılardan koruyacak zehirli mercan evleri yok maalesef, değil mi bay palyaço balığı?

Bu nedenle, av durumundaki balıklar kendilerini koruyabilmek adına farklı kaçış ve saklanma stratejileri geliştirmişler. Bazıları büyük sürüler oluştururken, bazıları ise kendini kum altında gömüyor ya da deri özelliklerini kullanarak kamufle oluyor ve yırtıcılardan saklanıyorlar.

Ancak bazı balıklar gerçekten de ilginç taktikler geliştirmişler. Mesela, sarıkuyruk kral balığı (Seriola lalandi), Güney Çin Denizi’nde 2015 yılında ilk defa keşfedilen Versuriga anadymomene, Rhizostoma genusuna ait olan bir denizanasının kubbesi altında kalan boşluğa sıvışıp, gruplar halinde saklanıyorlar!

Dışarıdan bakan bir göz, ‘denizanası balığı yiyor’ diyor, ancak işin aslı hiç de öyle değil. Balıklar, avcılardan saklanmak için masum denizanasını kullanıyor. Tehlike geçtiği anda da saklanma bölgelerinden çıkarak denizanasının etraflarında, saygılı bir mesafeden onu takip etmeye devam ediyorlar.

Bu denizanası türünün zehirli dokunaçları bulunmadığından küçük balıklar yerine, zooplankton adı verilen minik deniz canlılarıyla besleniyorlar.

Exumbrella denilen kubbenin çapı, bu türde 60 cm’e kadar büyüyebiliyor, ayrıca sert ve dayanıklı bir dokuya sahip. Buna rağmen gıda üretimi için kullanılıp, değerlendirilebiliyor. Kubbe içi ise birbirine girişik olan toplam sekiz kol içeriyor, balıklar da özellikle bu birleşme bölgelerinde oluşan deliklere sığınıyorlar.

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

İnci Avşar

Marmara Üniversitesi'nde biyoloji okuyorum. Sanata, müziğe ve yaşamımıza hayat katan hemen her şeye ilgi duyan, hobileri arasından ne yapmak istediğine karar veremeyen ve Türkiye'de hayatta kalmaya çalışan yüz binlerce öğrenciden biriyim. Herkese merhaba ^-^

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.