İnsanın bulunduğu çevre koşullarına müdahale etmesi ve bu koşullara aynı zamanda uyum sağlamaya çalışması günlük hayatımızda oldukça sık görülen bir durumdur. Yaşamımızı sürdürürken ‘hayatta kalmak’ için pek çok değişim geçiririz. Peki kara yaşamına alışan insan, aynı zamanda deniz yaşamına da deniz canlıları gibi ayak uydurabilir miydi?

Filipinler’de yaşamlarını sürdüren bir etnik grup olan Bajau kabilesinin ilginç bir özellikleri var; Deniz yaşamına adapte olmalarını sağlayan akciğerler!

Araştırmacılar yürüttükleri çalışmalarda 54 Bajau ile çevredeki çiftçi topluluklardan 34 kişinin dalaklarını karşılaştırdı. Elde edilen sonuçlar ise oldukça şaşırtıcı. Bajau halkının hem yetişkinlerinde hem de çocuklarında akciğer ve dalak kapasitesi %50 daha geniş olduğu görüldü.

Bu durum Kabilenin dalış yeteneklerinin adaptasyona ve dolayısıyla evrime dair pek çok konuyu gündeme taşımakta.

Dalış ekipmanları olmadan 60 metreye dalıp 13 dakika su altında kalabildikleri tespit edildi

‘Deniz çingeneleri’ olarak da bilinen Bajau kabilesi serbest dalış söz konusu olduğunda standartların oldukça üstünde bir performans sergiliyor. Öyle ki kabileden alınan örnekler ve elde edilen veriler, Bajau halkının dalaklarının %50 büyüdüğü ve kanlarındaki oksijenin %9 arttığı, bu sayede 60 metreye dalıp 13 dakika su altında kalabildikleri tespit edildiği yönünde.

Çalışmada, kabile bireylerinin genomlarında bulunun PDE10A isimli bir gen, dalak boyutunu artıran ve diğer popülasyonlarda olmayan bir mutasyonun varlığını gösterdi. Dalak boyutundaki artış suda avantaj sağlamalarına neden oldu.

Bütün bunlar bin yılı aşkın bir süredir denizde yaşayan kabilenin üstün dalış yetenekleriyle evrimin bir örneği olabileceğini göstermekte.

Hayatları ‘Derin’ Sularda Geçiyor

Günde ortalama 8 saatlerini suda geçiren kabilede gözlenen bu değişiklikler, aynı zamanda tiroid bezini tetikleyerek hormonları etkileyen PDE10A, kanda karbondioksit seviyesini etkileyen FAM178B, organlara ulaşan kan miktarına etki eden BDKRB2 genlerinin de mevcut olduğu gözlendi.

Kabilede keşfedilen bu özellik her ne kadar bizleri şaşırtıyor olsa da, gelişen teknoloji ve endüstriyel yaşam kabileyi yok olma tehlikesi ile karşı karşıya koymakta. Endüstriyel balıkçılık sebebiyle hayatları her geçen gün daha da zorlaşıyor. Kabile üyeleri ise bu durumda farklı iş kollarına yönelmekte. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde ileride maalesef anlatılan hikayeler olarak kalacaklar.

Kaynak

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Zeynep Tekbaş

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.