Pek çoğumuzun hayallerinde kendine yer bulan uzay, sonsuzluğuyla bizleri adeta büyüler. Artık, üretime geçen kokusuyla birlikte hayatımızda daha çekici bir hal almaya hazırlanıyor. Peki uzay nasıl kokar, hiç düşünmüş müydünüz?

İnsanlar olarak dış uzaydan saf bir nefes çekebilmemiz ne yazık ki mümkün değil. Bildiğiniz üzere uzay aslında bir boşluktan ibaret ve nefes almayı deneyecek olursak ölürüz. Ancak bu boşluğun kokusuna dair yine de bir fikrimiz var. Astronotlar Uluslararası Uzay İstasyonunun (ISS) dışına çıktıkları zaman uzaydaki bileşenler astronot kıyafetlerine yapışıyor ve onlarla birlikte istasyonun içine kadar giriyor. Uzay yürüyüşünden ‘ev’lerine dönen astronotların söylediklerine göre bu koku, “yanmış” veya “kızarmış” biftek kokusunu andırıyormuş.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nundan astronot Peggy Whitson, 2002’de CNN’e verdiği röportajda uzayın kokusunu şöyle betimlemişti:

Ateşlendikten hemen sonra bir silahtan gelen kokuya benziyor. Astronotlar kokuyu barut, kurutulmuş biftek, ahududu ve rom karışımı olarak tarif ediyor.

“Sanırım dumanlı ve yanık olmasının yanı sıra neredeyse acı bir kokusu var.”

Uzayın kokusu parfüm oluyor

NASA, astronotların yörüngeye çıkmadan önce eğitilmesine yardımcı olması amacıyla bu kokunun yeniden oluşturulmasını istemiş. Bir kimyager olan Steve Pearce, 2008 yılında NASA ile imzalanan sözleşmenin ardından 4 yıl içerisinde bu kokuyu geliştirmeyi başarmış. Pearce, kurucusu olduğu yiyecek, içecek endüstrisi için doğal aromalar ve bileşenler üreten Omega Ingredients şirketindeki deneyimlerini de kullanarak, astronotların tanımlarına uyan kombinasyonlar üretmek için lezzet ve koku kimyası bilgisini kullanmış. Pearce’in tatmin edici bulduğu bir koku elde edene kadar doğru aroma kimyasallarını toplamasının birkaç hafta sürdüğünü söyleniyor.

Eau de Space adlı bu parfüm, yeni projelerin kullanıcılardan bağış topladığı internet sitesi Kickstarter’da yayımlandı. 12.995 destekçiye ulaşan proje 614.376 dolar toplamayı başararak geçtiğimiz Ağustos ayında başarıyla fonunu tamamladı. Şu an websitesi üzerinden parfümü satın alabildiğiniz belirtiliyor.

Şirket bu parfüm ile üniversiteye hazırlanan öğrencilerin matematik ve fen bilimlerine ilgisini artırmayı hedefliyor. Eau de Space’in ürün yöneticisi Matt Richmond, bu süreci “deneyimsel eğitim” olarak adlandırıyor.

Katie Belloff/Popular Science

Peki bu kokunun kaynağı ne?

Elbette bir boşluk olarak bildiğimiz uzayın kokuya sahip olması kendisi kadar ilginç bir durum. Peki bunların kaynağı nedir? Cevap çoğunlukla ömrü sona eren yıldızlarda saklı.

Yıldızların yanma işlemlerinin yan ürünleri, çok halkalı aromatik hidrokarbonlar şeklinde adlandırılan kokulu bileşenlerden oluşuyor. NASA’nın Ames Araştırma Merkezindeki Astrofizik ve Astrokimya Laboratuvarının kurucu müdürü Louis Allamandola, bu moleküllerin “evrenin her yerindeymiş gibi göründüğünü” söylüyor: “Sürekli etrafta gezerek kuyruklu yıldızlarda, gök taşlarında ve uzay tozlarında ortaya çıkıyorlar.” Hatta bu hidrokarbonlar, Dünya’daki yaşamın ilk biçimlerinin temeli yönünden nihai aday listesine bile alınmış. Çok halkalı aromatik hidrokarbonlar kömür, yağ ve hatta yiyeceklerde bile bulunabiliyor.

Allamandola, zengin karbon ve düşük oksijen içeren güneş sistemimizin özellikle keskin kokulu olduğunu söylüyor:

“Tıpkı bir arabayı oksijenden mahrum bıraktığınızda siyah is görmeye ve ağır bir koku almaya başlamanız gibi.”

Oksijen yönünden zengin yıldızlar, kömürlü bir ızgarayı andıran aromalar barındırıyor. Galaksimizden ayrılacak olursak bu kokular oldukça ilginç bir hale gelmeye başlayabilir. Evrenin karanlık kesimlerinde ufak toz parçacıklarıyla dolu moleküler bulutların hafif şekerli kokulardan çürük yumurta kokulu kükürde kadar çok çeşitli kokulara ev sahipliği yaptığı düşünülüyor.

Kaynak

Kaynak 1, Kaynak 2, Kaynak 3, Kaynak 4, Kaynak 5, Eau de Space web sitesi

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Cenk Dunat

Marmara Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldum. M.Ü. Biyolojik Bilimler Kulübünün 2020 - 2021 dönemi başkanlığını yürüttüm. Bilimi ve teknolojiyi herkes için anlaşılır ve ulaşılabilir hale getirmek amacıyla kulübümüzden edindiğim deneyimlerden faydalanarak Moletik'i kurdum. Yazarlarımızın da destekleriyle birlikte yeni bir yolculuğa yelken açtık :) Bu yolculukta bize katılın!

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.