İnsanlardan başka hayvanlarda da diğerlerinin düşüncelerine yönelik bir farkındalık olup olmadığı sorusu akla gelmektedir. Genellikle çoğu hayvanda olmadığı kabul edilir. Örneğin, yavru bir tavşan havada bir kartal gördüğünde hemen gizlenmeye çalışacaktır; bunu kartalın zihninden geçenleri tahmin ettiği ve onun aç olabileceğini düşündüğü için değil, içgüdüsel bir davranış olarak yapar.

Fillerin, diğer fillere karşı empatik diyebileceğimiz davranışlar sergilediği gözlemlenmiştir ancak bunun bir zihin kuramını temsil edip etmediği net değildir. Bir örnekte, ‘’erkek bir fil, ölmekte olan bir arkadaşıyla saatlerce ilgilenmiş, onu ayakta tutmaya çalışmış ve içmesi için su getirmiştir’’. Bir diğerinde ise ‘’bir fil yavrusu boğulmak üzereyken, sürünün lideri dişi fil ile bir diğer yetişkin dişi göle girerek yavru filin iki yanında durmuş ve dişleriyle hortumlarını kullanarak yavruyu güvende olacağı şekilde kıyıya çıkarmışlardı’’.1

Babunlar, göründüğü kadarıyla bir miktar öz farkındalığı olan ama zihin kuramına sahip olmayan hayvanlara örnektir. Bu hayvanlar ‘’ben’ ile ‘ben olmayan’ı açık bir şekilde ayırt edebilir ve anne tarafından akrabalarıyla güçlü bir şekilde özdeşleşebilirler’’. İçinde bulundukları sürünün hiyerarşik yapısını ve çeşitli üyeleriyle kurdukları ilişkileri izleme becerisine sahiptirler. Oldukça gelişmiş sosyal becerileri ve iletişim yetenekleri vardır. Bununla birlikte, babunları kapsamlı bir şekilde inceleyen araştırmacılara göre, bu maymunlar diğerlerinin duygularına ve bildiklerine yönelik bir farkındalığa sahip değildirler: ‘’Babunların zihin kuramı en iyi şekilde diğer hayvanların niyetlerine dair belirsiz bir sezgi olarak tanımlanabilir. Babunların üstü kapalı bir şekilde de olsa diğer babunları hedefleri, saikleri, hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları şeyler olan varlıklar olarak gördükleri sonucuna varamayız’’.2

Büyük maymunların başkalarının düşüncelerine yönelik bir farkındalığa sahip olup olmadıkları çokça tartışılmaktadır. Şempanzelerin ve gorillerin diğerlerini aldatabildiği bilinmektedir. Jane Goodall ve başka primatologlar, şempanzelerin diğer şempanzeleri örneğin yiyecek kaynakları konusunda kasıtlı olarak yanılttıklarını gözlemlemişlerdir. Ayrıca şempanzelerin, zor durumda olduğu görülen diğer şempanzelere yardım ettikleri bazı örnekler de vermişlerdir. Etkileyici bir empati örneğinde, üç yaşındaki bir çocuk Chicago hayvanat bahçesinde açık goril alanına düşüp bayıldığında, dişi goril kucağında kendi bebeğini tutarken düşen çocuğu almış ve hayvanat bahçesi personelinin kolayca ulaşarak kurtarması için onu goril bölümünün girişine götürmüştür’’.3

Ancak bu tür davranışlar gerçek bir zihin kuramının varlığını gösterir mi, yoksa bunlar daha çok geçmiş deneyimlere dayanan öğrenilmiş davranışlar mıdır? Örneğin, ben ‘’x’’ hareketini yaparsam o ‘’y’’ hareketini yapacak ve ben tüm muzları alacağım. Bu soru hala tartışılıyor olsa da araştırmacılar şempanzelerin ve belki de diğer büyük maymunların ‘’bir zihin kuramının unsurlarının başlangıcına’’, ‘’temellerine’’ sahip oldukları ya da ‘’zihin kuramı sınırlarında dolandıkları’’ konusunda fikir birlikteliğine ulaşmış gibiler. Bir araştırma grubu elde edilen bulguları şu şekilde özetlemektedir: ‘’Şempanzelerin başkalarının bazı psikolojik durumlarını anlayabileceğini güvenle ileri sürebiliyoruz… Fakat aynı zamanda şempanzelerin tam olarak yerleşmiş, insandakine benzer bir zihin kuramına sahip olmadıkları da aşikâr.’’ Başka bir araştırmacı grubuna göre ise şempanzeler, sahip olduklarını inkar edecek kadar uzun bir süre önce zihin kuramı edinmişlerdi. Bu araştırmacılar konuyu esprili bir şekilde şempanzelerin ağzından şöyle ifade ediyorlar:

Bu davranışları hedeflerimize ve arzularımıza ulaşmamıza hizmet eden yeni ve üretken stratejilerle kaynaştıran psikolojik bir sistemi sizlerle paylaştığımız doğru. Ayrıca duygularımız, kişisel tarzlarımız ve tepkilerimiz de sizinkilere oldukça benzer. Kendi davranışlarımız üzerinde nesnel bir bakış açısı sunan bir benlik kavramına bile sahibiz. Peki, bizde bir zihin kuramı olduğunu nereden çıkardınız? Neden öyle umutsuz bir şekilde sizler gibi kendisi-başkası hikayesi oluşturabileceğimize inanmak istiyorsunuz? Sonuçta, son 5 milyon yıl boyunca beyinlerini üç kat büyüten bizim değil, sizin soyunuzdu. Davranışlara aracılık eden ve gözlemlenemeyen zihinsel durumların olduğu fikrini yaratan tür bizimki değil, sizinkiydi. Yani kadim davranış kalıplarını zihinsel açıdan yeniden yorumlama konumunda olan biz değil… sizsiniz. Bu tür düşünceler bize hiçbir zaman uğramadı ki.4

Kaynak

1. A. Y. Hakeem. C. C. Sherwood, C. J. Bonar ve ark., ‘’Von Economo Neurons in the Elephant Brain’’, Anatomical Record 292,2009, s.242-248.

2. A. Jolly, ‘’The Social Origin of Mind (Book Review), Science 317, 2007, s. 1326-1327.

3. Örneğin bkz. Jane Goodall, The Chimpanzees of Gombe: Patterns of Behavior. (Cambridge:Havard University Press, 1986), s. 36-38, 578-583 ve Barbara J. King, Evolving God: A Provocative View on the Origings of Religion. (New York: Doubleday, 2007), s. 36.

4. Zimmer, Evolution, s. 271; Dunbar, The Human Story, s. 59; M. Tomasello, J. Call ve B. Hare, ‘’Chimpanzees Understand Psychological States-The Question Is Which Ones and to What Extent’’, Trends in Cognitive Sciences 7, 2003, s. 153-156; Povinelli ve Prince, ‘’When Self Met Other,’’ s. 93 Bu tartışmayla ilgili yararlı açıklamalar için, ayrıca bkz. D. J. Povinelli ve J M. Bering, ‘’The Mentality of Apes Revisited’’,, current Directions in Psychological Science 11, 2002, s. 115-119; D. J. Povinelli ve T. M. Preuss, ‘’Theory of Mind: Evolutionary History of a Cognitive Specialization’’, Trends in Neurosciences 18,1995, s. 418-424; D.C. Penn ve D. J. Povinelli, On the Lack of Evidence That Non- Human Animals Possess Anything Remotely Resembling a ‘’Theory of Mind’’’, Philosophical Transactions of the Royal Society 362, 2007, s. 731-744; J. B. Silk, S. F. Brosnan, J. Vonk ve ark., ‘’Chimpanzess Are Indefferent to the Wellfare of Unrelated Group Members’’, Nature 437, 2005, s. 1357-1359. Bu konuyla ilgili yakın tarihli bir tartışma için ayrıca bkz. Thomas Suddernford, The Gap: The Science of What Separates Us from Other Animals. (New York: Basic,2013), s. 126-132.

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Buket Güzel

Marmara Üniversitesi Biyoloji bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. İkinci Üniversite kapsamında laborant ve veteriner sağlık okuyorum. Marmara Üniversitesi Pendik Eğt. ve Arş. Hastanesi'nde enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyolojide staj yapmaktayım. Nadir Hastalıklar Genetik Tedavi yarışmasında ekip arkadaşlarımla birlikte glikojen depo hastalığı tip 1a üzerine yapmış olduğumuz ödüllü bir projemiz bulunmaktadır. Şu an gsd tip 1a: Farklılaştırılmış hepatosit hücrelerine uygulanan gen tedavisi için TÜBİTAK 1002 projesi yazmaktayım.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.