Mizofoni, birçok insanın fark etmeden de olsa muzdarip olduğu hastalıklardan biridir. Dişlerin gıcırdatılması, yüksek sesli çiğneme, ağız şapırdatma, parmakların masaya ritimli biçimde vurulması her insanı rahatsız edebilir. Ancak mizofoni hastaları bu seslerden o kadar çok rahatsız olur ki kaygı, öfke nöbeti, panik gibi duygulara maruz kalarak günlük yaşantılarının olumsuz etkilenmesi gözlemlenir. Bu durumun nasıl ortaya çıktığını anlamak adına öncelikli olarak mizofoninin ne anlam ifade ettiği, belirtileri ve fizyolojik etkilerinin aktarılması oldukça elzemdir.

Latince anlamına bakıldığında mizofoni; “bazı seslerden nefret etme” anlamı taşımaktadır. Diğer bir bağlamda seçici ses hassasiyeti sendromu olarak da adlandırılabilmektedir. Beyinde bulunan yapısal anomaliden kaynaklandığı düşünülen mizofoni, bireyde çeşitli seslere karşı “savaş ya da kaç” refleksini aktive etmektedir.

Çevrenizde illaki seslere aşırı duyarlı olduğunu fark ettiğiniz tanıdıklarınız vardır. Ancak bu kişilere tam anlamıyla mizofoni hastası diyebilmek için çeşitli belirtileri gösteriyor olmaları gerekmektedir. Mizofoni hastası bireyler, düşük desibelde bir ses olduğunun farkına varsalar dahi dürtülerini kontrol edemezler ve bu da ciddi tepkilere sebep olabilmektedir. Bu kontrolün kaybedilmesi ile birlikte ortaya çıkan bazı belirtiler şunlardır:

  1. Huzursuzluk oluşması ile bireyde öfke patlaması yaşanması
  2. Tiksinme sonucunda karşıdaki bireye karşı nefret duyma
  3. Sesin kaynağı olan kişiye karşı hakaret edilmesi
  4. Sesin verdiği rahatsızlık ile birlikte çevredeki eşyalara fiziksel zarar verilmesi veya agresif tutum sergilenmesi
  5. Sesin bulunduğu ortamdan uzaklaşma çabası ya da o sırada bir iş yapılıyorsa baştan savma tamamlanması, yarım bırakılması.

Tüm bu belirtiler ile birlikte mizofoni hastalarında, diğer insanlara göre anksiyete, depresyon gibi farklı psikoloji rahatsızlıklara da yatkınlık görülebilmektedir. Mizofoni’nin psikolojik ve duygusal belirtilerinin dışında çeşitli fiziksel belirtileri de bulunmaktadır:

  1. Göğüs bölgesinde belirgin biçimde gözlemlenen baskı hissiyatı
  2. Kaslarda meydana gelen gerginlik
  3. Kan basıncında yükselme
  4. Nabzın hızlanması
  5. Vücut sıcaklığının normalin üzerine çıkması.

Mizofoni neden kaynaklanır?

Daha önceki dönemlerde yapılan araştırmalarda mizofoninin; beynin işitsel korteksiyle yüz ve ağızla alakalı olan yüz-ağız motor kontrol bölgelerindeki bağlantıların aşırı hassas olduğundan dolayı bu hastalığın ortaya çıktığı belirtilmişti. Ohio Eyalet Üniversitesi’nde çalışan, aralarında Zeynep Saygın’ın da bulunduğu araştırma ekibinin çalışmasına göre ise bu varsayım çok da doğru değil.

Yapılan yeni çalışmada, insanların parmaklarıyla ritim tutması sonucunda beyinde ne gibi değişiklikler olduğu incelendi. Verilere göre; beyinde bulunan parmak vurma bölgeleriyle alakalı bağlantı kalıpları, çiğneme bölgeleriyle alakalı olan bağlantı kalıplarıyla kıyaslandığında mizofoni hastalarında farklılık gösterdiği saptandı.

Çalışmanın baş yazarı olan ve Ohio Eyalet Üniversitesi’nde doktora eğitimi gören Heather Hansen’a göre; insanlar yalnızca çiğneme ve bunla alakalı sesleri işittiklerinde beyinde neler olduğuna odaklanmak, mizofoninin beyindeki asıl etkilerini kaçırmamıza neden olmaktadır. Bu sebeple de mizofoninin yalnızca yüz-ağız motor korteksiyle alakadar olduğunu söylemek meseleye çok dar bir açıdan bakmak gibi olacaktır.

Hangi durumlar mizofoni hastalarını rahatsız eder?

Aslında oldukça geniş bir spektruma sahip olsa da mizofoni hastalarını rahatsız eden belli sesler bulunmaktadır. Çiğneme, yutkunma, boğaz temizleme, ağız şapırdatma, burun çekme, yazı yazma sesi, saat sesi, hayvan sesleri bunlardan bazılarıdır. Neredeyse tüm sesler mizofoni hastaları için tetikleyici olabilmektedir. Hatta ayak sürme sesi, kağıt sürtme sesi, saç tarama ve bükme sesleri bile tetikleyiciler olarak ortaya çıkabilmektedir.

Mizofoni tanısı nasıl konulur?

Öncelikle her psikolojik rahatsızlıkta olduğu gibi bireyin kendi kendine tanı koyması oldukça sağlıksızdır. Bununla beraber mizofoni için psikiyatrik tanı kılavuzlarında güncel kriterler de bulunmamaktadır. Bu yüzden genelde hastalığın özellikleri baz alınabilmektedir. Bu özellikler:

  1. Mizofoni başlangıcı genelde ergenlikte ya da ergenliğe geçişte görülür
  2. İlk belirtilerin 9-12 yaş aralığında gözlemlenir
  3. Kadınlarda erkeklere kıyasla tespiti daha yüksektir
  4. Çoğunlukla zeka düzeyi yüksek bireylerde görülür
  5. İlk tetikleyici ses çoğunlukla aile bireylerinden birinin ağzıyla çıkardığı sestir.

Her ne kadar bir tanı kılavuzunda kriterleri olamasa da bir psikiyatri, psikoterapist ve odyolog tarafından bu durumun hastaya belirtilmesi gereklidir.

Mizofoni tedavi edilebilir mi?

Mizofoni hastaları, genelde tetikleyici seslerden uzaklaşmak adına ya ortamı terk etmeye çalışırlar ya da sesin kaynağı olan bireyle bir arada kalmamaya çalışırlar. Bazı hastalar devamlı olarak kulaklık takarak dışarıdaki tetikleyicilerden uzak durmaya çalışırlar. Bunların hepsi tedavi edici değil, sakınma ağırlıklı yöntemlerdir. Ancak mizofoninin kişinin hayatı boyunca devam etmesi söz konusu olabileceğinden kişinin yapabileceği en sağlıklı hareket psikoterapiye başvurması olacaktır. Zira mizofoninin tedavisi için etkili bir psikotik ilaç bulunmamaktadır. Bu yüzden bu hastalık sürecini bir psikolojik danışmanla ilerletmek daha doğru olacaktır.


Kaynak
https://www.florence.com.tr/misophonia
https://popsci.com.tr/mizofoni-sadece-cigneme-sesinden-rahatsiz-olmaktan-daha-fazlasi/

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Sude Yıldırım

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.