Her canlıda olduğu gibi insanlar da çeşitli duygular karşısında reaksiyon göstermektedirler. Duyguların vücudumuzda çeşitli fizyolojik değişimler yarattığını, heyecanlandığımızda kalp atışının hızlanması gibi, birçok insan bilmektedir. Peki ya üzüntü duymak beyinde farklı bir görsel ortaya çıkarıyorsa?

8 Kasım tarihinde Cell Dergisi’nde yayınlanan çalışmada; araştırmacılar beyin bölgelerinde gerçekleşen konuşmaları (gönderilen sinyalleri) dinlediler. Bunun sonucunda da birey üzüldüğünde beyinde hafıza ve duygularla alakalı iki özel bölgede bulunan beyin hücrelerinin aralarındaki iletişimi yoğunlaştırmakta olduğunu gözlemlediler. Bu gelişmeyi yorumlamak mümkün olsa da kesinlik kazanmış bir olgu bulunmamakta. Zira araştırmacılar; bu yoğunlaşan iletişimin, karamsar bir ruh haline mi neden olduğunu yoksa zaten kötü ruh halinin mi bu iletişimi yoğunlaştırdığını kesinleştiremediler. Bu noktada asıl kesin olan bulgu; kaygı, depresyon ve ruh hali değişimlerinin beyinde fizyolojik belirtilere neden olduğudur.

California Üniversitesi’nden Psikiyatr Dr. Vikaas Sohal, “Birçok hasta için kendilerini depresyonda hissettiklerinde, bunun beyinlerindeki ölçülebilir ve somut bir şeyden kaynaklandığını bilmek çok önemlidir. Bazı hastalar için bu, önemli doğrulama sağlayabilir ve damgalanmayı ortadan kaldırarak onları uygun tedaviyi aramaya teşvik edebilir” şeklinde açıklamada bulundu.

Araştırmacıların, çalışmayı gerçekleştirmek adına kullandıkları teknik kafa içi elektroensefalografi (EEG) oldu. Bu teknik için elektrotların ya da tellerin kafatası içine, beynin içine ve üzerine implante edilmesi gerekmektedir. Bu sayede nöronların elektriksel aktivitesi de kaydedilebilmektedir. Araştırmacılar; beyninde elektrotların bulunduğu 21 epilepsi hastası üzerinden çalışarak, 7 ila 10 gün süren incelemeler yaptılar. Bu sırada hastalara da günlük yaşamlarında geçirdikleri duygu durum değişikliklerini yazmaları için günlükler verildi. Çalışma sonucunda 21 hastanın 13’ünde, kötü ruh halinin amigdala ve hipokampus arasındaki iletişimin yoğunlaşmasıyla alakalı olduğu keşfedildi. Amigdala, beynin duyguları işlemekle ilgili bölgesi iken hipokampus ise hafızayla ilgili bölgedir.

Dr. Vikaas Sohal, “Olumsuz deneyimlerin ve olumsuz duyguların anılarının yakından bağlantılı olduğu fikri psikiyatride eski bir fikirdir ve bilişsel davranışçı terapinin merkezinde yer alır. Bulgularımız bu ilişki için biyolojik bir temeli temsil edebilir.” şeklinde yorumlamada bulundu.

Çalışmanın olumlu sonuçlarına rağmen ne yazık ki duygu ve hafızanın nasıl iç içe geçtiği belirsizlik olarak kalmıştır.


Kaynak
https://www.livescience.com/64043-sadness-brain-activity.html

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Sude Yıldırım

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir