Psikoloji alanında ve halk arasında birçok rahatsızlık konuşulsa da yeterince bahsedilmeyen bir rahatsızlık olan “kaçıngan kişilik bozukluğu”; yetersizlik duygusu ve eleştirisel değerlendirmelere karşı olan yüksek duyarlılık ile ilişkilidir. Bu bozukluğa sahip olan bireylerde aşırı utangaçlık ve çekimserlik görülür. Başkaları ile arkadaşlık kurma yolları dahi eleştirisiz kabul edileceklerse geçerlidir ve benlik saygıları normalden düşüktür.

Toplum içerisinde çirkin, sevimsiz ve uygunsuz görünmekten o kadar çekinirler ki neredeyse yakın akrabaları dışında arkadaşları bulunmaz. Özellikle başarılı olacakları işlerde, potansiyellerinin farkında olsalar bile, acı çekecekleri ya da kırılacakları korkusu ile başarıdan da uzak dururlar.

Kadınlarda ve erkeklerde neredeyse eşit olarak gözlemlenen bu hastalık, toplumda %1 oranında görülmektedir. Çoğu zaman ortaya çıkış biçimi; çocuklukta utangaçlık ve topluma uzaklaşma, yabancılaşma ve yeni olaylardan korku duyma şeklinde kendini göstermektedir.

Gözlemlenen Belirtileri

Kaçıngan kişilik bozukluğuna sahip kişiler, o kadar çok kendi eksiklikleri ile meşgullerdir ki bu kendilerini karamsarlığa iter. Yalnızca reddedilmeyeceklerinden emin oldukları insanlarla bağ kurarlar. Çoğunlukla kendilerini aşırı yerme hâli içindeyken olumlu özelliklerini fark etme konusunda da yetersizdirler. Bu hastalıktan muzdarip bireyler için bir kayıp yaşamak o denli acı vericidir ki, başkaları ile bağlantıya geçmektense yalnız kalmayı tercih ederler.

Ait olma arzusu o kadar ideal hâline gelmiştir ki, kafalarında sevecen ve kabullenici insanlar hayal ederler. Çoğunlukla istek duydukları ilişkilere layık olmadıklarını düşündüklerinden bir ilişki başlatmaktan da kaçınırlar. Eğer bir ilişki kurmayı başarırlarsa da o ilişkide bir hata yapıp, hayal kırıklığına neden olcaklarından ilişki kurdukları insanları terk etme eğilimleri oldukça yüksektir.

Yaşadıkları Reddedilme Korkusu

Bu rahatsızlığı yaşayan bireyler; eleştirilmekten ve reddedilmekten, onaylanamamaktan korktukları için iş hayatları da dâhil olmak üzere sosyal etkileşimlerden kaçınma eylemi gösterirler. Örneğin; iş yerinde çalışma arkadaşlarının kendilerini eleştireceklerinden korktuklarından dolayı yüksek pozisyonlara geçmek istemeyebilirler. Toplantılardan kaçınabilir hatta kendilerine verilen görevleri reddedebilirler. Benzer nedenlerle bireysel bazı riskleri almayı ve yeni aktivitelere katılmayı kabul etmeyebilirler. Güvenlik ve belirsizliğin olmaması açısından sınırlandırılmış bir yaşam tarzını benimserler.

Eleştiriye Karşı Geliştirdikleri Aşırı Duyarlılık

Bireyler, herhangi bir şekilde yapılan eleştiriye veya onaylanmayan düşünceye karşı oldukça hassastırlar. Kendilerine olumsuz tavırlarla gelen insanlar karşısında ciddi biçimde tetiktedirler.

Özellikle bu düşünceleri, gergin bir ruh hâli yarattığından diğer insanlar tarafından alay konusu olabilir ve bu da kendilerinden şüphe duydukları düşünceleri doğru kabul etmelerine neden olabilmektedir.

Genetik Faktörler, Etken Faktörler ve Risk Faktörleri

Bu tarz kişilik bozuklukları çoğunlukla genetik, yapı ve çocukluk etkenlerine atfedilir. Kaçıngan kişilik bozukluğunun nedenleri seyrek görülse de genetik yatkınlığın, çocuksu yapının, erken çocukluk döneminin ve sosyal ilişkilerin buna sebep olduğu düşünülmektedir. Bu kişilik bozukluğunun kalıtım kat sayısının 0.64 olduğu düşünülmektedir.

Yapılan araştırmalar, yapı ve bağlanma arasındaki hareketli alakadarlığın kaçıngan kişilik bozukluğunun gelişimini daha da olumsuz hâle getirdiğini ortaya koymaktadır.

Diğer etken faktörlere; ebeveyn etkisi, baskıcı suçluluk duygusu, ihmâlkârlık ve istismar türleri sayılabilir. Erişkin bireylerde yapılan araştırmalarda, çocukluk döneminde yaşanan duygusal istismarın (%61) etkili olduğu gözlemlenmiştir.

Norveçli genç erginler üzerinde yapılan ikiz araştırmada; kaçıngan kişilik bozukluğu adına %35 genetik etki bulurken, bu genlerin birçoğu (%83) diğer kişilik bozuklukları ile de alakadardır.

Teşhis Etme

Kaçıngan kişilik bozukluğu, genellikle davranışsal gözlem ile terapi eşliğinde bireyin öyküsünün dinlenmesi üzerine klinik bir tanıdır. Hastalarla yapılan ilk görüşmeler psikiyatrist için oldukça zordur çünkü bu hastalar kendileriyle alakalı durumları çok zor açıklarlar. Tuhaf bir şey söylemenin verdiği gerginlik ile birlikte görüşme kalitesini bozarlar. Ancak karşılıklı güven oluştuğunda, kişi kendini açtığında bir ilerleme kaydedilebilir.

Kaçıngan kişilik bozukluğundan muzdarip kişilerin bir an önce destek almaları ve hayatlarını olumsuz etkilememeleri açısından terapiye başlamaları elzemdir.


Kaynak

https://evrimagaci.org/kacingan-kisilik-bozuklugu-nedir-belirtileri-ve-tedavi-secenekleri-nelerdir-12554

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Sude Yıldırım

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir