Küresel ısınmanın bir sonucu olarak oraya çıkan deniz salyası, alışılmadık miktarda artış göstererek Marmara Denizi’nden başlayıp Ege ve Karadeniz’i tehdit eden büyük bir soruna dönüşmüş durumda. 2007 yılından bu yana dikkat çeken Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorunun oluşumunun en büyük sebepleri arasında sanayi atıkları ve evsel atıkların denize boşaltılması gösteriliyor. Marmara Çevresel İzleme Proje yöneticisi Levent Artüz çok yapışkan, bulaşkan bir yapıya sahip olan müsilajın denizdeki canlıların sonunu getirebileceğini vurguluyor. Deniz suyuna giren ışığı azaltan deniz salyası, fotosentezi engelleyip dipteki canlıların ölmesine sebebiyet veriyor.

Su yüzeyinde yüzen deniz bitkilerinin asıl görevi okyanuslara oksijen üretmektir. Ancak stres altında kaldıklarında, denizi kaplayacak şekilde büyüyebilen mukus benzeri bir madde salgılarlar. Bu maddenin kendisi zararlı değildir ama İstanbul Üniversitesi’nden deniz biyoloğu Dr Neslihan Özdelice, “Gördüklerimiz temelde protein, karbonhidrat ve yağın bir kombinasyonudur” diyor ve bu salya, E coli dahil olmak üzere virüsleri ve bakterileri kendine çekip aslında aşağıdaki deniz yaşamını boğan bir battaniyeye dönüşebileceğinden fazla salgılanmasının tehlikeli olabileceğine dikkat çekiyor.

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı sarı, beyaz, renkli çamurumsu bu maddenin son iki yıldır, Karadeniz, Marmara ve Ege Denizi’nde suyun üstünde ve altında sıkça görülmeye ve yayılmaya başladığını belirtiyor.

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, denizin yetersiz soğumasının, azot ve fosfor konsantrasyonunun çok yüksek olduğunu, deniz tabanı ile yüzeyi arasındaki karışım kıtlığının müsilaj oluşumunda etkili olduğunu açıkladı ve deniz salyasının topaklanarak dibe çöktüğünü söyledi.

Prof. Dr. Mustafa Sarı tarafından çekilen deniz dibindeki müsilaj örtüsü

Prof. Dr. Mustafa Sarı tarafından, sünger topluluklarının üzerine çöken müsilaj yüzünden topluluğun önemli bir kısmı öldüğü ve mideye, istiridye, kırmızı mercanlar gibi dipte yaşayan hareketi sınırlı organizmalar da müsilajın üzerlerine çökmesi sonucu ciddi zarar görmüş durumda olduğu bildirildi.

Sarı’nın paylaştığı fotoğrafta da deniz tabanının deniz salyasıyla kaplandığını görünüyor. Bu salyanın oluşma nedenini 3 madde de sıralayabiliriz. Bunlar:

  1. Küresel ısınma nedeniyle deniz suyunun sıcaklığındaki yükselme
  2. Denizdeki durağanlık
  3. Kirlilik

Ne Yapmalıyız?

İklim değişikliğinin yanında aşırı avlanmanın da bir sonucu olarak ortaya çıkan deniz salyası, fitoplankton tüketen filtre besleyicilerin aşırı derecede avlandıkları nedeniyle ortaya çıktığı biliniyor.  Özdelice, “Fitoplanktonlar yüksek sıcaklıklarda büyüdüğü için iklim değişikliğine bağlı ısınmanın asıl tetikleyicisi” dedi. Bu nedenle aşırı avlanma ve atık sular için acilen bir çözüm üretilmeli. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı belediyelerle birlikte bir eylem planı hazırlama aşamasında olduklarını açıkladı.

Kaynaklar

Yunus Emre Günaydın (01/06/2021). “Marmara Denizi’nde deniz salyası sorunu “ euronews 02/06/2021 

Selin Uğurtaş, (25/05/2021). “Turkey struck by ‘sea snot’ because of global heating”. the Guardian. Retrieved 02/06/2021

(01/06/2021) “Müsilaj veya diğer adıyla deniz salyası nedir?” Greenpeace Türkiye 02/06/2021

Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Tuğba Elif Yıldırım

Marmara Üniversitesi Biyoloji Bölümü 4. Sınıf öğrencisiyim. Çocukluğumdan beri bilimle hep iç içe oldum ve bu ilginin sonucunda okuduğum bölümü seçtim. Yaptığım staj ve gönüllü işler de merakıma merak kattı... Şimdi ise Moletik aracılığıyla yazdığım yazılarla okuyucularla bu merakımı paylaşma heyecanındayım.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.