İmmünoterapi; vücudumuzu savunmak için var olan bağışıklık hücrelerimizin, kanser hücreleri ile savaşmasını sağlayan bir tedavi türüdür. Tarihi 1866’lara kadar uzansa da son yıllarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Kimyasallar veya radyasyon gibi tedavilerden daha iyi bir alternatiftir.  Kanserle savaş için en önemli hücrelerimizden biri adaptif bağışıklık hücrelerimizden T hücresidir.  T hücresi ; sitotoksik T hücreleri, Yardımcı T hücreleri, Düzenleyici T hücreleri, T hafıza hücreleri olarak gruplandırılabilir. Bu çalışmanın ana unsuru olan sitotoksik T hücreleri ise enfekte hücreleri ve tümör hücreleri gibi vücuda zararlı hücreleri yok eder. T hücresi; kandaki veya kan üreten organlardaki kanser türlerinde başarılı olurken, solid tümörlerde (sert ve dayanıklı) başarı oranı düşüktür.

Araştırmanın kıdemli yazarı ve Minnesota Üniversitesi’nde biyomedikal mühendisliği doçenti olan Paolo Provenzano “Tümör T hücreleri için bir çeşit engel oluşturuyor. T hücreleri tümörlere giriyor, ancak etrafta iyi hareket edemiyorlar ve gitmeleri gereken farklı yerlere gidemiyorlar”

Bu bağlamda araştırmacılar T hücrelerini tasarlayarak ve hücreleri optimize ederek engelleri aşmak için uygun hale getirmeye çalışıyorlar. Amaç ise bağışıklık hücrelerinin kanser hücrelerini tanıyabilmesi ve onlara ulaşarak tümörü yok etmesi.

Yazarlar, sitotoksik T hücrelerini tasarlamak için T hücrelerinin DNA’sını gelişmiş gen düzenleme teknikleriyle değiştirdi. Böylece tümörün yarattığı engelleri daha iyi aşabilecek hale getirdi.  Nihai hedef, kanser hücrelerini yavaşlatmak ve tasarlanmış bağışıklık hücrelerini hızlandırmaktı. T hücrelerini daha etkili kanser savaşçıları yaparak önlerine çıkan engel ne olursa olsun tümörün içinden neredeyse iki kat daha hızlı hareket ettiklerini kanıtladılar. Araştırmacılar, farklı engel türlerinin üstesinden gelmede iyi olan hücreler yaratmak için çalışıyorlar. Çalışmanın amacı bu hücrelerin birbirleriyle  karıştırılarak, bağışıklık hücre gruplarının kanser hücrelerine ulaşmak için tüm farklı engel türlerinin üstesinden gelmesini sağlamak.

Provenzano, sonraki adımların, bağışıklık hücrelerinin ve kanser hücrelerinin nasıl etkileşime girdiğini daha iyi anlamak için hücrelerin mekanik özelliklerini incelemeye devam etmek olduğunu söyledi. Araştırmacılar şu anda kemirgenlerde tasarlanmış bağışıklık hücreleri üzerinde çalışıyorlar ve gelecekte insanlar için klinik deneyler planlıyorlar. İlk araştırmalar pankreas kanserine odaklanırken Provenzano bu tekniğin daha birçok farklı alanda kullanılabileceğini söyledi.

Provenzano, “Kanserle savaşmak için hücre mühendisliği yaklaşımını kullanmak nispeten yeni bir alan. Çok çeşitli kanserler için uygulamalarla çok kişiselleştirilmiş bir yaklaşıma izin veriyor. Vücudumuzun kanserle nasıl savaşabileceğine bakmak için yeni bir araştırma hattını genişlettiğimizi düşünüyoruz. Bunun gelecekte büyük bir etkisi olabilir.”

Kaynak

  1. Erdem D. Tabdanov, Nelson J. Rodríguez-Merced, Alexander X. Cartagena-Rivera, Vikram V. Puram, Mackenzie K. Callaway, Ethan A. Ensminger, Emily J. Pomeroy, Kenta Yamamoto, Walker S. Lahr, Beau R. Webber, Branden S. Moriarity, Alexander S. Zhovmer, Paolo P. Provenzano. Engineering T cells to enhance 3D migration through structurally and mechanically complex tumor microenvironmentsNature Communications, 2021; 12 (1) DOI: 10.1038/s41467-021-22985-5
Bu içeriği paylaşın
Yazar hakkında

Nursena Altan

Marmara Üniversitesi Biyoloji bölümü öğrencisiyim. Aynı zamanda Kimya bölümü ile çift anadal yapıyorum. Biyolojinin her alanını seviyorum. Kültür ve Sanat yazılarında da bol bol buluşacağımıza inanıyorum. Güncel ve ilgi çekici yazılar için takipte kalın!

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.